gözlerini yola dikmiş öylece izliyordu, sadece izliyordu. hiçbir şey düşünmüyordu. ya da düşünmek istemiyordu. birasından bir yudum daha aldı, gülümsedi. acı dolu bir gülümsemeydi bu, üzgündü. mesela neşe saçmıyordu artık, yapamıyordu. gülümseyemiyordu. yorgundu. çabalaması gerekiyordu ama, yorgundu. elini uzattı semaya doğru, gözlerini kapattı; bir gün elimden tutup çıkaracak mısın beni buradan? sen hapsettin beni buraya, yardım edecek misin bana?"