Onlardan bir yuva olur muydu gerçekten? Bunca sır, yalan ve intikam hırsının ardından... Bunu ancak kaderin boynuna doladığı zamanın elleri belirleyecekti.
“Sadece tek bir gecelik,” diye fısıldadı Poyraz içinden. “Düşmanlığı da, sert anlaşmayı da tek bir gece için yok sayabilirim. Sadece merhametten… Fazlası değil. ”Birazdan kalkıp gidecekti, planı buydu ama uyku, bir cellat gibi çökmüştü üzerine.
İlk kez kavganın ve gürültünün dışında, birbirlerinin varlığında sessiz bir huzura sığındıp uykuya daldılar.
Hakikat buydu ya; Deniz ve Gökyüzü’nün aşkı yasaktı. Bakışmak serbest, dokunmak ölümdü...
Ama ne Poyraz Yaman tam anlamıyla gökyüzüydü, ne de Lavinia deniz...
Belki onlar, bu kadim laneti kırıp kendilerine mutlu bir son yazacaklardı ya da bu karanlık onları da yutup yok edecekti.
Poyraz Yaaman, sırf ona yaklaşmamak için o katı anlaşmayı hazırlamış olsa da günün sonunda evlendikleri ilk gece, birbirinin nefesinde huzur bularak sabahı karşılayacaklardı. Bilinçli ya da bilinçsiz, ne fark ederdi ki?
Deniz ve Gökyüzü, kimseden izin almadan bu gece birbirine kavuşmuştu bile...
Yeni bölümden ;)