Bir anlığına, öğrendiklerimle başkaları adına yüzüm kızardı; başkaları adına üzüldüm, başkalarının yara izlerini ruhumda taşımaya başladım .
Sonra kendi içimde usulca sormaya başladım,
"Bu dünya için çabalamaya gerçekten değer mi?" diye.
Oysa bunların hiçbiri yeni değildi. Hepsi zaten varolan şeylerdi; değişen sadece benim bakış açımdı. Demek ki insan, kötülük kendisine ya da sevdiğine dokunmayana değin dünyanın ağırlığını hissedemeyecek kadar bencildi.
Dünya... İnsanı hayretin içinde bırakacak kadar tuhaf, kabullenmek zorunda bırakacak kadar da gerçekti.