kardomii

Merhaba ballar, ufak bir duyuru yapacağım. Yabancı Düşler, kitabım tamamlanmış bir kurgu fakat bazı mantık hatalarından dolayı düzenlemeye karar verdim. Sınav dönemimden sonra düzenleyeceğim, bölümleri ya da kitabı kaldırmıyorum. Aranızdan okumak isteyen ya da okuyacak olan varsa şu anda da okuyabilirsiniz fakat bazı hataları var ve bu yüzden şimdi okumanızı değil de ben düzenledikten sonra okumanızı tavsiye ederim. 

kardomii

Merhaba ballar, ufak bir duyuru yapacağım. Yabancı Düşler, kitabım tamamlanmış bir kurgu fakat bazı mantık hatalarından dolayı düzenlemeye karar verdim. Sınav dönemimden sonra düzenleyeceğim, bölümleri ya da kitabı kaldırmıyorum. Aranızdan okumak isteyen ya da okuyacak olan varsa şu anda da okuyabilirsiniz fakat bazı hataları var ve bu yüzden şimdi okumanızı değil de ben düzenledikten sonra okumanızı tavsiye ederim. 

kardomii

TAİ 29. Bölüm alıntısı 
          
          ;/
          
          Resimlere baktım. Hayır. Resimlerime değil, resimlerimize baktım. Onunla güldüğümüz, el ele olduğumuz ve birbirimize ait olduğumuz o resimlere baktım. Sahte nişanımızda çekilen fotoğraflara bakarken kendime bile bakmadan direkt Pamir’e bakmaya başladım. 
          
          Ela gözleri bana bakıyordu. Değmeyecek birine bakıyordu işte. Bana. Parlıyordu ama gözleri. Nasıl olabilirdi bilmiyordum ama gözleri elmastan daha da parlaktı. Elindeki yüzüğü ve yüzüğe takılı olan ismi yazılı kurdeleyi adeta kameraya gösteriyordu. Nilsu’nun ısrarı sonucunda böyle bir poz vermek zorunda kalmıştı. Güldüm. Hakiki özlemle güldüm. 
          
          İşaret parmağımı bir sonraki resime bakmak için kaydırdım. Hainle karşılaştım. Kendimle. 
          Elimde kocaman bir buket vardı, nişandaki buketti. Gülüyordum. Mutlu gibi. İhanet etmeyecek kadar mutlu. 
          
          “Hainsin,” dedim dilimden dökülen nefretle. “Baban gibi hainsin. Baban gibi ailene ihanet ettin. Hainsin. Hainin kızısın.”
          
          Cuma günü bölüm yayında olacak!!!

kardomii

Sessizliğimin Roman’ı 14. Bölüm alıntısı…
          
          “Sen yirmi sekizini gördün ama ben hâlâ on üç yaşımda kaldım!” Hıçkırıklarımın arasından bağırdım. Gözlerimden akan yaşlar, onun bana o kahredici acımayla bakmasına neden oldu. “Söylesene, ben nasıl büyüyeceğim?!”
          
          Söylesene Roman; ben ne zaman on dört olacağım? On beş? On altı? On yedi? On sekiz?  Söylesene, ben senin gibi yirmi sekizi görebilecek miyim? Söyle bana. "On üç yaşında kalmayacaksın" de, "Büyüyeceksin" de.

maybeeee9272

@kardomii nevaya sarılamıyoruzmu??? 
Reply

BigeEfilSaka5

@ kardomii  agagagagaga çok güzel yaa 
Reply