kayipbalikd

belki de hayatın gelip geçiyor gibi hissettirmesine izin vermeli, sonuçta nereye kadar gidebilir ki? 

kayipbalikd

her şeye yetişmem gerektiği düşüncesi boğuyor beni sık sık. sürekli zihnimde dönüp dolaşıp beni huzursuz ediyor. sonra kendimi yatarken buluyorum, uyurken, şarkı dinlerken, resim çizerken, yemek yerken, dizi izlerken, bir şeyler yazarken. her şeye yetişmem gerektiği düşüncesiyle mücadele etmeye çalışırken hiçbir şeye yetişemediğimi fark ediyorum. yoruluyorum, yıpranıyorum, endişeleniyorum. sanki avuç içlerimde tutmaya çalıştığım bir su birikintisi ömrüm ve ben onun parmaklarımın arasından kayıp gitmesine engel olamıyorum. bir avuç suyun içinde hayatta kalmaya çalışan bir balığım var ve onu denizine kavuşturamamaktan ölesiye korkuyorum. 

kayipbalikd

hayallerine küsmenin, hayallerine kırgın olmanın yükünü kaldırabilir misin? benim omuzlarım taşıyamıyor, altında kaldıklarım çok yordu.. söylemek felaketim biliyorum ama.. öyle kırgın öyle paramparça ve öyle üzgünüm ki... 

kayipbalikd

bir yalanı sevmenin ne demek olduğunu bilemezsin.. yüreğinin sancısını, içinin acısını geçiremezsin.. biri elleri arasına alıp hapseder sanki kalbini, avuçlarında boğar, nefesini keser de sen ses edemezsin.. artık ne hislerin vardır ağlayabilmek için ne sesin vardır bağırabilmek için... 

kayipbalikd

her türlü savaş bitmiş, sen kendi köşene çekilmişsin. artık eskisi gibi acılar yok ama senden gidenler çok fazla. bir boşluk var geceleri saklayamadığın ve her ıssız karanlıkta terk edilmiş bir köşeye oturup uzaktan onları seyrediyorsun..