"Bu akşam, bize yemeğe gelmek ister misin?" dedi kısa, siyah saçlı ve mavi gözlü çocuk, yanındaki arkadaşına.
"Bu akşam mı? Biraz ani olmadı mı?" dedi öbür çocuk. Kumral saçları biraz fazla uzamıştı, gözlerini kapatıyordu. Eliyle saçını gözlerinin önünden çekti.
"Öyle ama, bugün tüm aile evdeyiz. Babam, annem, abim de geldi. Seninle tanışmak istiyorlar, senden çok bahsettim." Çocuk yakışıklı suratına hafif bir gülümseme kattı. Yanındaki arkadaşı da gülümsedi ve cevap verdi. "Peki, olur. Size gidelim. Yalnız, aileme haber versem iyi olur."
Arkadaşını evine çağıran çocuk panikledi ve hemen konuşmaya daldı. "Şey, babam geldi. Arabayla, bizi bekliyor. Çok bekletmesek, arabada ararsın." Tekrar gülümsedi. Arkadaşı hiçbir şeyden şüphelenmedi. "Olur olur, tabii. Sıkıntı yok. Nerede bekliyor baban?"
Diğeri parmağıyla işaret etti. "Şu ara sokaktan gireceğiz, onun sonunda bekliyor. Gel hemen gidelim." Çocuk yürümeye başladı ve arkadaşı da arkasından takip etti. Ara sokağa girdiler.
Birkaç dakika sonra sokaktan bir araba çıktı. Fakat arabada sadece 2 kişi vardı. Arkadaşını evine davet eden çocuk ve babası.
...
Bilgisayara bir mail düştü. Bilgisayarın üzerinde uyuklamakta olan çocuk doğruldu ve kendini toparladı. Mail'i açtı. Bir kayıp ihbarıydı. Polis arkadaşlarından birinden gelmişti. Odanın öbür tarafındaki masada duran, kendisinden daha rütbeli adama seslendi. O da uyuklamaktaydı. "Hey, uyan!"
Adam kafasını kaldırıp genç çocuğa baktı. Nefesini sinirli bir şekilde verdi. "Ne oldu Yavuz?" Yavuz heyecanlıydı. Bilgisayarını alıp diğer adamın yanına gitti ve masaya koyup adama çevirdi. "Yeni bir iş buldum. Ne dersiniz Kerem bey, ilgilensek mi?" Kerem mail'i okudu ve gülümsedi. "Haydi şu çocuğu bulalım."
5. Yıldönümü Özel Hikaye
Daha Fazla Detay Bu Akşam 19.00'da