kedimbilekusbana-

firuz'u darağacına bağlayıp geçecek demiş araf.

kedimbilekusbana-

yara izi kalmasın diye sakındığın her hatıra, gün gelir en çok kanayan yerin olur. çünkü sevmek, kendi ellerinle kendi gurbetini inşa etmektir.

tersev

@kedimbilekusbana- koca bir deneme tahtası olduk
Reply

kedimbilekusbana-

@tersev bir seyleri denemekten yoruldum
Reply

kedimbilekusbana-

canımın yarası, firuze.

kedimbilekusbana-

senden nefret ediyorum araf
Reply

kedimbilekusbana-

icimin sizisi ne zaman gecer cok onceden gecer demissin gecmiyor neden senden nefret ediyorum araf
Reply

kedimbilekusbana-

eski mesajlarımızı okudum güzeldi seni özlüyorum araf özlem geçer mi sanmam özlem de bir nevi araf değil mi araf özlem sen araf bunun yarası geçmiyor seni bilirken bilememek beni denizin ortasinda susuz çölde güneşsiz bırakıyor
Reply

kedimbilekusbana-

bana kaçmayı öğrettiğin için senden nefret ediyorum senin korkaklığın beni de korkuya mahkûm etti kendine ne yapıyorsan bana yapıyordun amasen hiçbir zaman anlamadın anlamayacaksın kaçmaktan anlamaya vakit bulamayacaksın sen sürgünsün gecesin ben de seni güneş sanan ayçiçeği.

kedimbilekusbana-

keske olsem

kedimbilekusbana-

sanirim
            keske 
            olmeliyim
Reply

narkotiksel

Keşke konusmasan
Reply

kedimbilekusbana-

Я знаю тебя в любом состоянии, в любом теле, в любой ситуации, Фируз. Я знаю тебя так же хорошо, как бьётся мой пульс. Ты так же реален, как биение моего сердца.

kedimbilekusbana-

içim karmakarışık, hiçbir şey olması gerektiği gibi gitmiyor. bir şeyleri doğru yapabileceğime olan inancımı yitirdim. bir yerlerden gidiyorum, bir yerlere geliyorum ama doğru mu bilmiyorum. ne yaptığımı bilmiyorum. sanki koskoca bir denizin ortasında, kendimi akıntıya bırakmış, boğuluyorum. içimde hep bir eksiklik var, sanki ne yaparsam yapayım tamamlanamıyorum. her gün aynı döngüde kayboluyorum. bir yanım çığlık atmak istiyor, diğer yanım suskun. belki de en çok kendimi duymaya ihtiyacım var.
          

kedimbilekusbana-

nefesimin kesildiği, sigarayla ciğerimi ısıttığım vakitlerden yazıyorum. hep yazmak istediğim anlarda yazamadım, konuşmam gereken zamanlarda konuşamadım. her şeye ve herkese geç kaldım, yaşama olduğu gibi. gitmek istediğim anlarda hep oturdum, kalkamadım dizlerime derman bırakmadılar. ölmek istedim kapılarımı kilitlediler, bir kaç ilaca, sigaraya ve duvarlara hapsettiler. ağlayamadıklarımı, anlayamadıklarını duvarlara bıraktım. yolun sonunda, merdivenin son basamağındayım. bir adım daha atsam karanlıkta en dipteyim. kafamın ta en derinlerinden bağıran bir ses, zihnimi işgal eden birkaç anı, küllüğümde yer bırakmayacak kadar acıtan çaresizlik. ötesini sorarsan ötesi toprak, ötesi günah.

kedimbilekusbana-

kocaman, kalabalık bir şehirde yapayalnız kaldım işte. nerdesin? beni unuttun diyemeyeceğim, unutmadığını biliyorum. ama düşün ki, benden uzaklaştığın her kilometre, sana olan sevgimi bir kat daha artırdı. senden başka bir şey düşünemez oldum. geri döndüğün zaman, eminim şaşıracaksın. böylesine mesafelerle büyüyen, zamanla derinleşen bir aşkın karşısında olmak kim bilir ne kadar değiştirecek seni...