Belki de bu yüzdendi. Küçük ben kendi istekleriyle hareket etmemişti; ne yapacağı her zaman belliydi. En ufak -ama en ufak- bir istek için ağzını araladığında tüm kelimelerini yutturuyordu annesi. Hayallerini boynuna ip olarak geçirmek zorundaydı.
Belki de bu yüzdendi.
İsteklerim yoktu çünkü izin vermemişlerdi. Fikirlerim yoktu çünkü her zaman benim yerime düşünmüşlerdi. Geleceğim yoktu çünkü içten içe istemesem bile orada benim için iplerimi eline almış kuklayı oynatan bir kadın vardı.
Bu yüzden özgün değildim. Biri bana gelecek hakkında bir soru sorduğunda diyebildiğim tek şey bilmiyor oluşumdu. İsteklerimi sorarlarsa da tek cevabım bu konular üzerine hiç düşünmüyor oluşumdu.
Kim yönetiyordu benim hayatımı? Benim?
Ben değildim, orası kesindi.