Belki de haklısın. Niyet, rengin kendisinden daha önemlidir ama insanı yalnızca niyetiyle de tanımlayamayız. Çünkü iyi bir niyet, kötülüğü masum kılamadığı gibi; korkuyla atılmış doğru bir adım da yolun doğruluğunu bütünüyle kaybetmez ya da etkilemex. Bence insanı anlatan şey, vardığı renkten çok, yol boyunca hangi seçimleri tekrar tekrar yaptığıdır. Zira niyet başlangıcı açıklar; karakter ise devamını. Üstelik dünya, çoğu zaman niyetleri değil, sonuçları görür. Kimse zihninden geçenleri bilemez. İnsanlar yalnızca yürüdüğün yolu ve o yolda bıraktığın izleri görür. Niyet, insanın vicdanına karşı verdiği cevaptır; ama seçtiği yol, dünyanın ona verdiği cevaptır. Aradaki fark çok önemli. Bu yüzden insanı yalnızca neden yürüdüğüyle de yalnızca nereye vardığıyla da tanımlayamayız.