birtanem her şeyin bir yas evresi vardır. Yaralar hiçbir zsman geçmez ama kabuk bağlar. Üstünden zaman geçtikçe aslında ne kadar küçük bir şey olduğunu görürüz. İçinde yaşadığımız an içinde bunu gözümüzde büyütüyoruz hep. Yarası da o kadar büyük oluyor. Ama zaman geçiyor yaramiz kabuk bağlıyor. Aslında herkesin ne kadar boş beleş olduğunu görüyorsun. Aynı yerden defalarca bicaklanmak seni akıllandiriyor. Kendinden beklediklerini başkasında aramak yerine kendin bulmak için uğraşıyorsun uğraşmalisin. Bu dönemlerde üzülmek ise çok normal bir şey. Üzülmen bittikten sonra hemen eskisi gibi kalkamazsin. Eskisi gibi de olmaz. Ama daha iyisi olabilir. Bu evrelerden sonrası bizim elimizde. Yaralarin hep bir izi olur. O iz ömür boyu kalır. O izden ders çıkarip ona göre davranabilmekte senin tercihin , ömür boyu o yaraya bakıp bir daha eskisi gibi olmaz demekte. Bir saha öyle hissedemem diye bişey yok bir daha olmaz diye de. Olmak istiyorsan olur. Ama bazen de böylesi daha güzel diyip burdan şekillendirmek de güzel. Her ikisi de güzel.