BadeG723
Hikâye gerçekten güzel, bunu en başta söylemek istiyorum. Açıkçası senaryonun nasıl ilerleyeceğini tam kestiremiyorum ama bu belirsizlik bile okumaya devam etmemi sağlıyor.
Yazım stilini gerçekten beğendim. Bazı noktalarda eksik kaldığını hissetsem de, duyguyu geçirme biçimin ve diyalogların akışı çok başarılı. Öyle ki bir günde elli bölüm olsa, hiç sıkılmadan okuyabilirmişim gibi hissettirdi.
Başlangıçta çok umutsuz bir hava vardı ama okudukça içimde bir umut duygusu oluştu. Bu geçiş çok etkileyiciydi. Yeni bölümleri sabırsızlıkla bekliyorum.
Ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Eğer baş karakter gerçekten kendi isteğiyle o birlikteliği yaşadıysa ve sonrasında bu kadar ağır bir travma yaratıldıysa, o noktada hikâye benim için biraz eksik kalabilir. Kafamda oturtmakta zorlanırım.
Fakat eğer burada bir ters köşe varsa, okuyucuyu bilinçli olarak eksik bilgiyle bırakıp gizemi diri tutuyorsan, o zaman gerçekten çok güçlü bir anlatım tercihi yapmış olursun. Çünkü çoğu hikâyede baş karakterin geçmişini bilerek okuruz. Ama burada geçmişi tam bilmeden, (A) karakteri gibi bir şeylerin olduğunu hissedip emin olamadan ilerliyoruz. Bu da bizi adeta var olmayan bir karakterle aynı konuma koyuyor. Okuyucuyu bu şekilde hikâyenin içine çekebilmek bence oldukça başarılı bir anlatım tercihi.
Emeğine sağlık, devamını merakla bekliyorum.✨
klsdry
@BadeG723 Önce şunu söyleyeyim: Okuyup bu kadar derin düşünmen, metnin iç boşluklarına kadar eğilmen benim için büyük bir kıymet. Çok teşekkür ederim. Eksik hissettiğin yerlerin farkındayım, gözüm kapalı savunacak değilim. Hikâye şu an tam anlamıyla “olmakta olan” bir şey. Dürüst olayım: inanılmaz dolu günlerden geçiyorum. Zaman bazen yazının önüne set çekiyor, bazen de metni olduğu hâliyle bırakmaya zorluyor. O yüzden bazı sahneler, bazı duygular şu an bilinçli ya da bilinçsiz şekilde yarım duruyor. Ama bu, aklımda olmadıkları anlamına gelmiyor. Aksine, çoğu şu an sadece zihnimde nefes alıyor. Bir gün alan açıldığında, o boşlukları doldurmak, karakterlerin suskun kaldığı yerlerde onları konuşturmak istiyorum. Hikâyeyi “olması gerektiği gibi” değil, “hissettirdiği gibi” tamamlamak niyetindeyim. Baş karakterle ilgili sorguladığın nokta ise tam kalbinden yakaladığın bir yer. Okuyucunun, karakter kadar bilmesi; hatta bazen onunla birlikte emin olamaması... Bu, riskli ama bilinçli bir yol. Her şeyin net anlatıldığı hikâyeler var; bu biraz sisli bir patika bence çünkü kimseye el feneri vermeden yürütüyor. Kısacası: Eleştirini cebe koydum, teşekkürünü kalbime sıkıştırdım. Şartlar el verdiği ölçüde ilerliyorum ama fırsatını bulduğumda, içimde kalanları fiile dökmek istiyorum. Sabırla ve bu dikkatle okumaya devam etmen benim için en büyük motivasyon oldu. İyi ki varsın, iyi ki okudun. Yine ve yine teşekkür ederim ❤️