klsdry

10. Hikâye: TAMİRCİ GÖKHAN
          	
          	"Hayatı boyunca istediği her şeye sahip olan Duru Kahramanoğlu, ailesinin aldığı tek bir kararla bütün özgürlüğünü kaybetmek üzeredir. Dedesi Rauf Kahramanoğlu, onu istemediği Çağrı'yla evlendirmeye karar verdiğinde Duru, bu evliliği kabul etmemek için ailesinden uzaklaşır. Ancak kaçtığı yerde arabasının bozulmasıyla karşısına çıkan Gökhan, planlarını hiç beklemediği bir şekilde değiştirir. Başlangıçta birbirlerine karşı mesafeli olan ikilinin yolları, Duru'nun istemediği bir evliliğin içine sürüklenmesiyle yeniden kesişir. Ailesinin baskısı, geçmişten gelen sorunlar ve hiç hesapta olmayan bir aşk arasında kalan Duru, hayatında ilk kez kendi kalbinin ve kendi kararlarının peşinden gitmek zorunda kalacaktır."    
          	
          	(Son düzenlemelerimi de tamamlayıp bugün ya da yarın yeni hikâyemi yayınlayacağım. Sabırla bekleyen herkese duyurulur. )

Alazin_sedefi

yazarım öncelikle düşüncen xok güzel yayinladigin bölümlern  her birini kitap halinde olması harika olur  birkaç bölüm okudum ama Gök boru kağan harikaydı onun kitap halinde okumak çok keyifli ve güzel olur bunu söylemek istiyorum  dreym  uygulamasinda okuyamam ama olsun yinede burada kitaplasmis halinde yayinlasan okuyabilirim benim gibi niceside öyle yinede canın sağolsun  teşekkürler ❤️❤️

Eseneker083

Yaaaa kalpten gelen hikayeler kitabına bayıldım resmen kalemine sağlık gerçekten efsane yazıyorsun yazarcim yeni bölümleri dört gözle bekliyorum keşke bir mucize olsa hemen yeni bölümler gelse 

klsdry

@ Eseneker083 Güzel yorumun için çok teşekkür ederim.Fırsat buldukça yazıp yüklemeye çalışacağım 
Reply

klsdry

10. Hikâye: TAMİRCİ GÖKHAN
          
          "Hayatı boyunca istediği her şeye sahip olan Duru Kahramanoğlu, ailesinin aldığı tek bir kararla bütün özgürlüğünü kaybetmek üzeredir. Dedesi Rauf Kahramanoğlu, onu istemediği Çağrı'yla evlendirmeye karar verdiğinde Duru, bu evliliği kabul etmemek için ailesinden uzaklaşır. Ancak kaçtığı yerde arabasının bozulmasıyla karşısına çıkan Gökhan, planlarını hiç beklemediği bir şekilde değiştirir. Başlangıçta birbirlerine karşı mesafeli olan ikilinin yolları, Duru'nun istemediği bir evliliğin içine sürüklenmesiyle yeniden kesişir. Ailesinin baskısı, geçmişten gelen sorunlar ve hiç hesapta olmayan bir aşk arasında kalan Duru, hayatında ilk kez kendi kalbinin ve kendi kararlarının peşinden gitmek zorunda kalacaktır."    
          
          (Son düzenlemelerimi de tamamlayıp bugün ya da yarın yeni hikâyemi yayınlayacağım. Sabırla bekleyen herkese duyurulur. )

klsdry

Herkese merhaba, bebeklerim.  Kalpten Gelen Hikâyeler kitabının giriş kısmını güncelledim. Hikâyelerin içerikleri hakkında kısaca bilgi vererek yetişkin içerikli olan hikâyeleri de belirttim. Bu nedenle giriş kısmına göz atarak ilginizi çeken hikâyeyi seçebilir ve içerik uyarılarını dikkate alabilirsiniz. Yeni hikâye de en kısa zamanda düzenlenip sizlerle olacak. Sevgiyle kalın. Hepinizi çok seviyorum. İyi ki varsınız! 🫶🏻

Mehtapak127

@ klsdry  biz de seni seviyoruz yazar kuş. Lütfen yeni bölüm hemencecik gelsin 
Reply

AhsenAhu3

@ klsdry  Teşekkür ederim yazarım. Çok iyi olmuş böylelikle hikâyeler hakkında ön bilgimiz oluyor 
Reply

tubademir11

Bölüm görünmüyor günceller misin

klsdry

@ esesdilikecuss “Bugün kesin yüklerim.” dediğim her an başıma onlarca iş çıkıyor. Bu yüzden belli bir tarih vermeyeceğim ama en kısa zamanda yeni bölümü yüklemeye çalışacağım. Anlayışınız için teşekkür ederim. 
Reply

esesdilikecuss

@ tubademir11  acayip heyecanlıyım keşke daha çok çabuk yukenebilse ve okuyabilsek dahalarini 
Reply

klsdry

@ tubademir11  Bölümü düzenlerken yanlışlıkla yayımladım. En kısa zamanda geri yükleyeceğim. Özür dilerim:(
Reply

klsdry

ÖLÜMÜN KARANLIK KALBİ PROLOG:
          Gece, denizi yutmuştu. Uçurumun kenarında yan yana duruyorduk. Aramızda yalnızca birkaç adım vardı ama ikimiz de birbirimize ulaşamayacak kadar uzaktık.  Aşağıda kayalar vardı, yukarıda sessizlik ve ikimizin de yıllardır sırtında taşıdığı görünmez maskeler.
          "İnsan," dedi Zeydan, gözlerini karanlıktan ayırmadan, "en çok kendinden saklanırken yoruluyor." 
          Acı bir tebessüm ilişti dudaklarıma. "Bunu bana mı söylüyorsun?" 
          "Evet." 
          "Neden?" 
          Çünkü artık birbirimize yalan söyleyecek kadar yabancı değildik ama gerçeği anlatacak kadar da yakın değildik.  Rüzgâr saçlarımı savururken onu izledim. Aylardır aynı masada oturmuş, aynı düşmanlara kurşun sıkmış, aynı sessizlikleri paylaşmıştık.  Ben onun kim olduğunu bildiğimi sanıyordum. O da benim kim olduğumu. Meğer ikimiz de yalnızca birbirimizin taktığı maskeye âşık olmuşuz. 
          "O gece," dedi Zeydan. "İlk karşılaştığımız günü hatırlıyor musun?"
          "Unutmadım." 
          "Ben de." 
          Sustu ve ilk kez sesi titredi. "Keşke o gün adını hiç öğrenmeseydim."
          Kalbim, ilk kez acının dışında bir sebeple sızladı. "Geç kaldın." dedim. "Bazı isimler öğrenildiği anda insanın kaderine yazılır." 
          Uzun süre konuşmadık.  Sessizlik bazen en acı itiraftır. O günde rolünü değiştirmemişti. Bizim en büyük acımız olmuştu.  Zeydan bana döndü. Ömrüm boyunca gördüğüm en yorgun bakışlarla gözlerimin içine baktı. 
          "Sen..." dedi usulca. "Ölüm gibisin, Destina."  
          Gülümsedim. Bu öyle bir gülüştü ki içinde çocukluğum da vardı. Kaybettiklerim de. İntikamım da. 
          "Haklısın." dedim. "Ben ölümüm ama-" Bir adım ona yaklaştım. Artık aramızdaki mesafe yalnızca nefes kadardı. "Ölüm acımaz biliyorsun ve ben acıyorum." Elimi yavaşça yüzüne uzattım. Parmaklarım yanağına değdiğinde ikimizde aynı anda iç çektik. "Sen de," dedim, gözlerimi gözlerinden ayırmadan. "Ölümün karanlık kalbisin."