ÖLÜMÜN KARANLIK KALBİ 23. BÖLÜM ALINTI
Adamın parmağı tetiğe gittiğinde, Zeydan sert bir hamleyle beni kenara savurdu. Dengeyi kaybedip tökezlerken, ilk silah sesi mekânı yırttı. Cam bir şişe patladı. İnsanlar çığlık atarak sağa sola kaçıştı.
Zeydan hızla silahına davrandı ama adam bizden önce davranmıştı. İkinci patlama, benden sadece birkaç santim ötedeki duvara saplandı. Birkaç saniye içinde mekânın içi kargaşaya döndü. Masalar devrildi, sandalyeler yerlere savruldu. Kalabalık panik içinde çıkışa koşarken, Zeydan elimi kavradı ve beni hızla yere çekti.
"Hassiktir! Destina, eğil!"
Yerde sürünerek devrilmiş bir masanın arkasına sığındık. Kalbim göğüs kafesimi kıracakmış gibi atıyordu.
Zeydan dişlerini sıkarak silahını kontrol etti. "Kim lan bu herif?!"
Boğazım düğümlendi.
"Sanırım... beni takip etmiş," dedim titrek bir sesle.
Kaşlarını çattı. "Sikeyim..."
Ateş etmeye devam ediyordu adam. Masanın tahtasına kurşunlar saplanırken, Zeydan hızla yer değiştirdi ve karşılık vermek için silahını kaldırdı. Ama o an fark ettim... Adam ateş ederken hedef biz değildik. Etrafımdaki kargaşanın arasında, bir başka adamın daha mekâna girdiğini gördüm. Uzun boylu, kapüşonunun gölgesinde saklanmış bir yüz... Ve elinde susturuculu bir silah vardı.
Bir hedefi vardı.
Ve o hedef Zeydan Alparslan Demir'in ta kendisiydi.