ceykeii

Neyle nasıl başlayacağımı hiç bilmiyorum. Bunu asla görmeyeceğini göz önünde bulunduruyor ve sadece duygularımı içimden sökmek istediğim için yazmak istediğimi biliyorum, hepsi bu. Çok, çok özledim. Felaket özledim seni. Bana yazmanı, mesajın için telefon başında beklememi, kişliğini, yersiz şakalarını, arada sırada keyfinden bana yürümeni, tavrını ve hatta bazen kavgalarımızı bile. Sen kuvvetle muhtemel beni hatırlamamakla kalmayıp, hayatından adımı dahi çoktan silmişsindir bile.
          Ama ben silemedim.

ceykeii

Fazla saçmalamış olsam lütfen affet beni ama durduramadım bunları yazarken kendimi. Bana senden geriye kalan sadece bu hesabın, inan kendiminkilerin kullanıcı isimlerini bile hatırlamıyorum.
            
            Seni çok seviyorum, kendine cici bak. Bu dünyada çok mutlu ve huzurlu olmanı dilerim. Umarım bir gün seni anlayacak, sevecek ve seni benim seni sakındığım gibi gözünden bile sakınacak birini bulursun, yeter ki onun sevgisi sana benim bu içimde taşıdığım enkazı hatırlatmasın.
            
            —Perle’n.
Reply

ceykeii

Hastalığını sormak isterdim sana, ameliyat olacağım demiştin, olmuşsundur çoktan. Kemik erimesiydi yanlış hatırlamıyorsam. Şimdi nasıl kemiklerin? Her birini ayrı ayrı öpmek için, bedeninin bir kez daha bu zilletle karşılaşmasını engellemek için o sızlayan tüm kemiklerini benimkilerle yer değiştirmeyi, senin yerine ömür boyu ben ufalanmayı Tanrı’ya teklif ederdim, yeter ki seni iyileştiren o derman, benden eksilen parçalar olsun. Tüm ağrayan kemiklerini teker teker öpebilirdim, hayalini kurarken bile dudaklarım infilak edecekmiş gibi titriyor. Ter bezlerinden bahsetmiştin bana, çok hızlı çalışıyorlardı. Yaz da geliyor, feci sıcaklar var. Umarım seni rahatsız etmiyorlardır. Ağrıların, dertlerin, rahatsızlıkların benim ruhumda ebedi bir mesken bulsun, sana bulaşmasınlar. Özlem gibi bir ağrının yanında fiziksel acıların beni inciteceğini sanmıyorum.
            
            Sana kaç binlerce kez içimde veda ettim sayamıyorum bile. Her seni unuttuğumu düşündüğüm günün sabahına seni düşünerek uyandım. Veda etmek, bir insanı hayatından çıkarmaktan çok daha fazlasıymış. İnsanın kendi elleriyle kendi kalbini söküp bir köşeye fırlatmasıymış, bunu canım yana yana öğrendim. Kendi içimde verdiğim bu amansız savaşta, ne yazık ki sana gerçekten veda edebilecek o iradeyi ve gücü asla kendimde bulamıyorum. Çünkü sen hayatıma sıradan bir misafir gibi gelip geçmedin Aral, her bir detayınla içime ilmek ilmek işlendin, ruhumun en derin, en dokunulmaz köşelerine kazıdım ben seni. Ne yapsam, ne kadar çabalasam da içimde saklı kalan bir parça, her zaman sadece ve sadece sana ait olarak kalacak. Hatta öyle ki, bir gün bu fani dünyadan göçüp gittiğimde, toprak altında böceklerin cesedimi yerken tadacağı en tatlı, en huzurlu parçam, senin sızını ve hatırana duyduğum sevgiyi beraberimde götürdüğüm o yer olacak. 
            
Reply

ceykeii

İnanıyor musun, seninle aynı zamanda tanıştığım hiç kimseyi hatırlamıyorum ben, ne isim olarak ne yüzlerini, ne de karakterlerini falan. Seninse her bir detayını unutmak için kendimi o kadar zorlamam gerekiyor ki, günün sonunda başım ağrıyor, şakaklarım zonkluyor.
            
            Rastgele bir sabah instadan arayıp, 6 saniyelik konuştuğun sesin hala kulaklarımda, çınlıyor. Doğum gününde bana attığın gözlerini burnumun ucunda tütüyorum. Ailen, arkadaşların hakkında anlattığın her şeyi -samimiyetime belki inanmasan da,- o kadar ilgiyle dinlemiştim ki, artık sizinle aynı çocuk sayısına sahip aile görünce aklıma geliyorsun, o günüm eskiyi anmakla geçiyor.
            Dışarıdan bakınca kafayı sıyırmışım gibi görünebilir, ama bence öyle değil. Ben sadece, hayatım boyunca birine verebileceğim tüm sevgiyi sende harcadım. Bundan pişman da değilim. İlk başta hoşlantının kıvılcımı düştü bedenime, zamanla o ilk kıvılcım kabuğunu kırdı ve yerini ruhumu tamamen ele geçiren karşılıksız bir aşka bıraktı. Bu hesabı artık kullanmıyor olman, burayı belki asla hatırlamayacak olman benim bir nevi avantajım, çünkü bu hisleri içimde taşımaktan gerçekten yoruldum. Arada sırada uğrarım.
            Koskoca 3 yıl geçti tanışmamızdan. Ne ara 2026 geldi, ne ara vazgeçtik konuşmaktan, nasıl oldu da yabancılaştık hiç bilmiyorum. 
Reply

AgustosCiikmazi

Ya  Attila ilhan doye yazılıyor ama herkes atilla yaziyorr

AgustosCiikmazi

@ AgustosCiikmazi  olsunn
Reply

AgustosCiikmazi

@ AgustosCiikmazi  sey bu yazdıklarımı silersin belki ama 
Reply

AgustosCiikmazi

@ AgustosCiikmazi  ya da değil 
Reply