kurzaberubermensch

“insanın ölümsüzlükle ilgili düşüncelerinin kaynağı aslında kendisi değildir. bizleri ölümlü yapan bedenimiz değil zamandır. odur bizleri yoktan var edip yine yokluğa götüren. ve yine odur bizleri bu çıkmazı fark etmemizi sağlayacak yaşanmışlığı yüzlerimize vuran. çünkü bizi biz yapan geçmişimizdir. o, zamanın bize verdiği bir hediyedir ama aynı zamanda bizi o meşhur sona götürdüğünü hatırlatan bir lanet. ne zaman bir konu hakkında derinlemesine düşünsem, belli bir dikotomi yapsam hep ona varırım. insanoğlu yüz yıllardır varoluşunu anlamaya çalışıyor. oysa belki de anlamamız gereken şey sadece zamandır.”

kurzaberubermensch

“insanın ölümsüzlükle ilgili düşüncelerinin kaynağı aslında kendisi değildir. bizleri ölümlü yapan bedenimiz değil zamandır. odur bizleri yoktan var edip yine yokluğa götüren. ve yine odur bizleri bu çıkmazı fark etmemizi sağlayacak yaşanmışlığı yüzlerimize vuran. çünkü bizi biz yapan geçmişimizdir. o, zamanın bize verdiği bir hediyedir ama aynı zamanda bizi o meşhur sona götürdüğünü hatırlatan bir lanet. ne zaman bir konu hakkında derinlemesine düşünsem, belli bir dikotomi yapsam hep ona varırım. insanoğlu yüz yıllardır varoluşunu anlamaya çalışıyor. oysa belki de anlamamız gereken şey sadece zamandır.”

kurzaberubermensch

mat i syn filminin her bir sekansı bana barok dönemine ait tabloları hatırlatıyor

kurzaberubermensch

filmde hep tren sesi duyuluyor. hani o uzaklara giden, gidişinin/geçişinin haberini tiz düdük sesleriyle haber veren trenlerin. gitmek isteği, ama kalma mecburiyeti o trenin sesi her duyulduğunda daha bir sıkıştırıyor insanın kalbini. hele bir de genç adamın uzaktan trene uzun uzun bakışı... ve sonra trenle farklı yöne doğru yürüyüşü... ne denir ki, nasıl tarif edilir ki o çaresizce kalışın, gidemeyişin acısı?
Reply

kurzaberubermensch

filmi izlemek empresyonist bir manzarayı tecrübe etmek gibi
Reply

kurzaberubermensch

yoğun ışık ve gölge kullanımı
Reply

kurzaberubermensch

alexei: i'm a boygirl.
          yuri: a boygirl?
          alexei: to make a baby, parents play tic-tac-toe. when one wins, god sends xs and ys. xx for a girl, and xy for a boy. but my y for a boy fell in the trash, and i got a x instead. see? a scientific error! but god will fix it and send me an y and make me a boy and then we'll get married, okay?
          yuri: that will depend on what kind of boy you are.