kuzukulagim

Kal sağlıcakla

tarihsizsena

Kaldım sağlıcakla
Reply

tarihsizsena

Dünyada kimse,
          kimseyi böyle özlememiştir.
          her yerine hasretim. 
          ellerin, 
          kıvrımların, 
          teninin incelediği yumuşak yerlerin, 
          tüylerin, 
          bakışların, 
          kokuların, 
          fısıltıların 
          ve saçlarının başladığı noktadan 
          ayak parmaklarının bittiği son noktaya kadar her hücren 
          ve hepsinin ürettiği her kelime, 
          her hareket, 
          her ses bana karışsın, 
          benimle olsun.
          hâlâ seninim, hâlâ içimdesin.

tarihsizsena

İki kız bulur
            hayatın sırrını
            apansız mısrasında
            bir şiirin*
Reply

tarihsizsena

Geçmişinden adam hisse kaparmış, ne masal şey,
          Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi?
          Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar,
          Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

tarihsizsena

Okullarda öğretilen tarih dersleri övünme, gurur ve küstahlık getirdi. 'Herkes haksız, sadece biz haklıyız' inancını besledi. Öğrendiklerimizin çoğunu unutmaktan başka çare yok!*
Reply

tarihsizsena

Tarihe insan istediğini söyletir, yalan söyletebilir,
            Çünkü ölüler itiraz edemez, konuşamazlar!
Reply

tarihsizsena

Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır. 

tarihsizsena

Bugünkü Türk milleti siyasi ve içtimai camiası içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır. Fakat mazinin istibdat devirlerinin mahsulü olan bu yanlış isimlendirmeler, birkaç düşman aleti, mürteci, beyinsizden başka hiçbir millet ferdi üzerinde üzüntüden başka bir tesir hasıl etmemiştir. Çünkü bu millet efradı da bütün Türk camiası gibi aynı müşterek maziye, tarihe, ahlaka, hukuka sahip bulunuyorlar.*
Reply

tarihsizsena

Notalar beşi geçmez ama beş notanın bileşimleri hiç duyulmadık melodiler yaratır. Renkler beşi geçmez ama beş rengin bileşimleri hiç görüşmedik renkler yaratır. Tatlar beşi geçmez ama beş tadın bileşimleri tadılmadık tatlar yaratır. 

tarihsizsena

Hızın rüzgâr gibi, yavaşlığın orman gibi olmalı. Ateş gibi saldırıp yağmalamalı, dağ gibi kıpırdamaz olmalı. Karanlık gibi bilinmez, hareketin yıldırımlar ve şimşekler gibi olmalı.*
Reply

tarihsizsena

Ey insanoğulları!
          Ömrünüz bence bir hiç.
          Kim ermiş bu dünyada 
          Özlenen mutluluğa?
          Hayal mutluluk denilen;
          O da sönüverince
          Anlar gerçeği insan. 

tarihsizsena

Ey Thebaililer, yurttaşlarım! O zorlu bilmeceleri çözen Oidipus'un haline bakın! Çok kudretli bir insandı. Onun mutluluğu bu kentte hangi vatandaşı imrendirmemişti? Şimdi ne kadar korkunç bir felaket kasırgasıyla sürüklendiğini görün! Onun için, son gününü görmeden hiç kimseye mutluluğa ermiş demeyin..*
Reply

tarihsizsena

Çok acınacak haldesin; hem felakete uğradığın için, hem de başına gelenleri anlayacak bir ruh taşıdığın için.
Reply

tarihsizsena

Talihsiz Oidipus!
            Gördükten sonra senin 
            Yaman alınyazını
            İnanmam artık 
            İnsanların mutluluğuna.. 
Reply

tarihsizsena

Her mucizenin yansıması gerçeğin içinde değil miydi ve oluşmakta olan bir yaşamın görülen her anı ulaşılmazın bir parıltısı ve sonsuz anlaşılmazın bir çağıldaması değil miydi? 

tarihsizsena

Halkları ve dinleri farklıydı, birbirlerine yabancı, düşman görmek ve birbirlerinden şüphe duymak için eğitilmişlerdi ve bunlar ancak büyük bir sevgiyle aşılabilirdi.*
Reply

tarihsizsena

Omnes reservamur ad mortem.

tarihsizsena

Farklı yönlere çağıran insanların gürültüsünü ve çığlığını izleyerek amaçsızca dolaştığımız sürece, gece gündüz iyi bir zihin için uğraşıp didinsek bile, kısa yaşamımız hatalar içinde tükenip gidecektir. 
Reply

tarihsizsena

Kardeşim Gallio, herkes mutlu yaşamak ister, ancak yaşamı mutlu kılan şeyin ne olduğunu görmek konusunda zihinleri kördür. Nitekim mutlu bir yaşama kavuşmak hiç kolay değildir, insan bir kere yoldan sapmışsa, ona kavuşmaya ne kadar istekli olursa, ondan o kadar uzak kalır. Zira aksi yöne gittiğinden, gidiş hızı aradaki mesafenin daha da açılmasına neden olur. 
Reply