kwaoru

çirkin

estrxw

bugün onu gördüm ve sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi benimle arkadaşı gibi davrandı üstelik sevgili de yapmış bana fotoğrafını hatta birbirlerini öptüğü videoyu gösterdi, bende alık alık izleyip umarım hep mutlu olursunuz dedim. üzülmedim ya da kötü hissetmedim sadece içimde birşeyler kırıldı, yapamadıklarımızın yaşayamadıklarımızın kafamda kurduğum hayallerin kırılıp düştüğünü işittim baya. diyecek bir şeyim de yok kendime kızgınım bi siktiri çekemedim sanki herşeyim mahvolmamış gibi onun ikidebir kapılan kalbini düşündüm. aptalım ben.

kwaoru

uyusak uyanmasak ama yaşasak
          başka türlü yaşamak sanki yasak
          bu ruha güneşin gayrı kimse dokunmasa
          ara sıra gelsen 
          öyle bir gel ki gitmene kalmasın gerek
          
          uyumasak asla fakat yaşamasak
          külfet oluyor öyle 
          bazen ağrıyor kalbim
          çok mu sertim kendime
          hayır bile diyemiyorum
          

kwaoru

ayçiçeklerinin boynu bükük
          darılmışlar güneşe
          ses seda etmeden gitti diye
          bir de üstüne ay gelecek şimdi
          çekemiyorlar onu besbelli
          halbuki ikisi de güneşin etrafında pervane
          ama ay unutmuş onlara demeyi
          sizler benim evlatlarım gibi
          güneş de unutamadığım sevgilim misali

kwaoru

seni çok özledim

kwaoru

söksünler kalbimi zehirli bir ot gibi 
            cesedim kanıt olsun senin varlığına 
            eziyet ağır geldi devam etmek yok yaşamaya
            yalvarırım götür beni buralardan sonsuzluğa
            eninde sonunda döneceğim ateşlerin arasına
            bari biraz geç olsun da senin kollarında soluklanmaya vaktim olsun
Reply

kwaoru

bitirdin beni
Reply

kwaoru

parçalanırım yoksa
Reply

kwaoru

bir gün uğrarsan buralara benim kapıma geleceğini bile düşünmüyorum ama kızgınım sana. kendimi zapt edemeyişim ve taşan dalgalar misali seni ıslatıp üşüten sevinçlerim, sevgilerim, değerlerim. şuan bile mübalağa yapıyorum. yazarak rollenmek ne güzel şey. kelimeleri torbalar misali doldurup boşaltmak. her şey senin elinde, gerçeği yazmak zorunda değilsin ki. kendi gerçekliğin sensin. kendi hissettiklerinden ibaret herkes o yüzden herkes muhtaç sana, yazdıklarına ve daha fazlasına. ben seni her şey sandım. ben yazardım. ilkokulda da yazardım şiirler, istanbul hakkında on kıtalık bir şiirim bile vardır. ama istemezdim onları göstermek, üzerlerindeki büyü kalkacak diye ödüm kopardı. başkalarının o kadar da önemli görmeyeceklerini sanardım. ama sen bana yazmayı değil, göstermeyi öğrettin. duygularımı, hislerimi, gizlerimi göstermeyi öğrettin. belki de en çok bu yüzden kızıyorum sana. çünkü günün birinde kalbimin derinliklerinde, ne kadar söylenmemiş olsalar da, en karanlık sırlarımı bilen yine de sen olacaksın.