bir gün uğrarsan buralara benim kapıma geleceğini bile düşünmüyorum ama kızgınım sana. kendimi zapt edemeyişim ve taşan dalgalar misali seni ıslatıp üşüten sevinçlerim, sevgilerim, değerlerim. şuan bile mübalağa yapıyorum. yazarak rollenmek ne güzel şey. kelimeleri torbalar misali doldurup boşaltmak. her şey senin elinde, gerçeği yazmak zorunda değilsin ki. kendi gerçekliğin sensin. kendi hissettiklerinden ibaret herkes o yüzden herkes muhtaç sana, yazdıklarına ve daha fazlasına. ben seni her şey sandım. ben yazardım. ilkokulda da yazardım şiirler, istanbul hakkında on kıtalık bir şiirim bile vardır. ama istemezdim onları göstermek, üzerlerindeki büyü kalkacak diye ödüm kopardı. başkalarının o kadar da önemli görmeyeceklerini sanardım. ama sen bana yazmayı değil, göstermeyi öğrettin. duygularımı, hislerimi, gizlerimi göstermeyi öğrettin. belki de en çok bu yüzden kızıyorum sana. çünkü günün birinde kalbimin derinliklerinde, ne kadar söylenmemiş olsalar da, en karanlık sırlarımı bilen yine de sen olacaksın.