lalmrs

Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
          	Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!…
          	Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
          	Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
          	
          	Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
          	Gözlerle günah işlemenin zevkinin tattım.
          	Gözler ki birer parçasıdır sende İlah’ın,
          	Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
          	Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
          	Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!
          	
          	~Hüseyin Nihal Atsız
          	

lalmrs

Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
          Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!…
          Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
          Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
          
          Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
          Gözlerle günah işlemenin zevkinin tattım.
          Gözler ki birer parçasıdır sende İlah’ın,
          Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
          Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
          Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!
          
          ~Hüseyin Nihal Atsız
          

lalmrs

Babana kızgın değilsin aslında. Onun çabasızlığına üzülüyorsun. Onun depresif hâli seni yaralıyor. Çünkü seviyorsun.
          Annenin seni anlamamasına kırgınsın. Çünkü anlaşılmak istiyorsun.
          Ablana kızgınsın. Çünkü yalnız kalmış hissediyorsun.
          
          Lâl~

lalmrs

Bir zamanlar yaz geceleri gerçekten benimdi sanki.
          Kapıyı çekip çıktığım anda sokaklar tanıdık gelirdi,
          ayakkabılarımın altındaki asfalt
          çocukluğumun bütün neşesini taşırdı.
          
          Gece geç saatte eve dönmenin
          tatlı telaşı vardı kalbimde,
          annemin sesi uzaktan gelir
          ama ben biraz daha kalmak isterdim
          çünkü dünya o saatlerde
          sadece benimmiş gibi olurdu.
          
          Şimdi biri soruyor:
          “En sevdiğin mevsim?”
          Hiç düşünmeden kış diyorum.
          Çünkü yaz dersem
          içimde gömdüğüm o eski ben
          kapıyı çalacak diye korkuyorum.
          
          Artık sokaklara inecek
          ne aynı zaman var
          ne de elimi tutup
          “hadi” diyecek bir ses.
          
          Büyümek belki de
          sevdiğin mevsimi inkâr etmekmiş —
          çünkü onu sevmeye devam edersen
          geri dönmeyeceğini kabul etmen gerekir.
          
          Ben yazı sevmediğimi söylemiyorum,
          sadece onu
          sessizce yas tutar gibi
          kalbimin en serin yerine saklıyorum.
          
          Çünkü bazı yazlar
          yeniden yaşanmaz…
          sadece geceleri
          içimizde dolaşır.
          
          • Lâl

lalmrs

Ailem için ağladığım o an büyüdüğümü hissettim.
          Sanki içimde bir düşünce kapısı aralandı, benliğimin sınırını aşıp sadece annemi ve babamı düşündüm. Bu kez mesele aşk değildi, kırgınlık değildi, başkası hiç değildi… sadece ailemdi.
          Gözyaşlarım akarken anladım: İnsan bazen geri dönüşü olmayan bir duygunun içine girer. Yanlış düşünebilirim, yanlış davranabilirim… ama o an hissettiğim şeyin yanlış olması mümkün değildi.
          Çünkü bazı duygular büyümektir.
          Sessizce, kimse fark etmeden… kalbin bir adım daha olgunlaşması, derinleşmesidir.
           
          
          Lal~