biricik kalplerim,
ne desem bilemiyorum… üzülerek bildiğim tek şey, bu panoya artık kimsenin uğramayacağı gerçeği.
"laquba" benim için sadece bir isim değil, güzel bir mazi olarak kaldı. okuduğum yazarları kendimden çok sevdiğim, okurlarımın kıymetini tam bilemediğim, değerli arkadaşlıklar edindiğim ama onlara karşı yeterince dürüst olamadığım, hayattan çok şey öğrendiğim ve bugünkü beni yoğuran, küçük ama derin bir dönem…
madem burası benim için hem bu kadar anlamlı hem de bu denli hüzünlü, biraz dürüstçe konuşmama izin verin.
hep anlaşılmak ve fark edilmek isteyen bir çocuktum. belki de ilk defa burada birileriyle aynı dili konuştuğumu, o zamanlar idrak edememiş olmanın pişmanlığı var üzerimde.
bir anda çekip gittim. bir şeyler kafamın içinde dank ettiğinde, aceleyle büyümek istedim.
ama o günden beri içimde hep bir şeyler eksik kaldı.
fark etmeden, hayatta çok daha büyük dertlerim olmasına rağmen buranın yükünü de taşımışım beş yıl boyunca.
baktığınız zaman... alt tarafı üç beş okurum vardı. ama böyle hissediyorum işte.
hayatımda gerçek bir teşekkürü hak eden yegane insanlar, o üç beş kişi dediğim kalplerdi.
yazdıklarımdan tatmin olmayı yavaş yavaş öğreniyorum. en toy halimde bile burada beni beklemiş olduğunuzu bilmek, beni derinden etkiliyor.
şimdiyse koca gökyüzünde kendi hayalleriyle yanıp tutuşan bir kadın oldum. her biriniz beni ben yapan o gökyüzündeki yıldızlarsınız.
belki bir gün yolunuz nostaljiyle yeniden "laquba"ya düşerse diye bu notu buraya bırakmak istedim. :') umarım düşer.
teşekkür ederim üç beş okurum, sizi seviyorum. iyi ki vardınız. umarım hala çok iyisinizdir.
sevgiyle,
nymphrae (aka: laquba ♡)
17.05.2025