Seni yazmak duvara bakmak gibi. Aklımda tonla şey geziniyor, uyumak istiyorum ama gözlerim benimle aynı fikirde değil. Kafamın içinde yağmur yağıyor, gök gürlüyor ve öylece duvara bakıyorum. Tonla his var, sayamam hiçbirini bu yüzden seni yazdım. Sen benim paragraflarımın arasındaki ilk kalp ağrımsın, kimi zaman yalnızlığımsın. Sen başkasın, çok başkasın. Bir gün mürekkep kuruyacak ve ben son satırı yazacağım, bu sefer gerçekten son noktayı koyacağım. O gün yine kafamın içinde yağmur yağacak, biliyorum. Sana veda edemedim hiç. Seni geride bırakmak güvenli alanımı terk etmek gibi fakat artık anladım. Sana veda etmek zorunda değilim çünkü ben noktayı koysam da seninle hikayemiz devam edecek. Buruk bir yaş, biliyorum ama olmasaydın ne yapardım işte onu bilmiyorum. İyi ki yazdım, iyi ki var oldun. Doğum günün kutlu olsun, yalnızlığım.