Flankesin mektubu;
"Sana hiçbir zaman tam anlatamadım... ama ben seni gerçekten hissettim.
Seninle konuşurken içim huzur buluyordu.
Sanki dünya biraz duruyor, sadece sen kalıyordun."
"Ama o an... korktum.
Sana yaklaşmak istedim ama yaklaştıkça geçmiş kırıklarım kanadı.
Belki seni de kırarım diye sustum.
Belki de kalmayı bilemediğim için gittim."
"Gitmek bir tercih değildi, bir kaçıştı...
Kendi karmaşamda boğulurken seni yanında tutmak haksızlık gibi geldi.
O yüzden uzaklaştım.
Ama bil ki bu uzaklık, sevgisizlik değildi."
"Şimdi bazen seni düşünüyorum.
'Ne yapıyor?' diye aklıma geliyorsun,
Profiline bakarken elim geri çekiliyor,
bir 'merhaba' yazıyorum… silip siliyorum."
"Senin ışığın hâlâ içimde bir yerleri ısıtıyor.
Ama korkuyorum…
Ya sen artık istemiyorsan?
Ya ben geç kaldıysam?"
"İçimde yarım bir cümle gibisin.
Devamı senin gözlerinde saklıydı.
Belki bir gün yine göz göze geliriz,
ve o cümleyi birlikte tamamlarız…
Belki."