Yeni bölüm ufak bir geçmiş var
Nereye gittiğimizi henüz bilmiyordum ama içim rahattı; yanımda o vardı, kocam vardı.
Kafamı yasladığım araba camından kaldırıp ona döndüm. "Nereye gidiyoruz?" diye sordum merakla. "Gerçekten merak etmeye başladım."
Alp Yiğit, gözlerini yoldan ayırmadan gülümsedi. "Van," dedi.
Şaşkınlıkla sordum "Van mı?"
"Doğunun incisi Van," dedi Alp Yiğit. Sesinde, doğup büyüdüğü memleketine gitmenin verdiği o çocuksu heyecan vardı.
Ya, ne kadar yolumuz kaldı?" dedim, içimdeki sabırsızlığı gizleyemeyerek.
"Az kaldı," dedi Alp Yiğit, gözlerinde o bildiğim huzurlu ifadeyle.
Başımı cama yaslayıp dışarıyı izlemeye başladım. Heybetli dağlar yavaş yavaş görüş alanıma giriyordu. Van'ın insanı dinlendiren, ruhunu tazeleyen çok farklı, huzur verici bir havası vardı. Yol boyunca tatlı tatlı esen rüzgar, arabanın açık camından içeri sızıp yüzümü okşuyordu