6 Şubat… bir takvim yaprağı değil artık.
uykuda yakalanan hayatlar, yarım kalan cümleler, bir daha çalmayan telefonlar.
sabaha enkazla uyanan şehirler, sessizliğin bile ağır geldiği anlar. o gün saat durdu. ama acı durmadı. ne isimler unutturabildi kendini, ne yüzler, ne de “bir ses var mı?” diye atılan o çaresiz çığlıklar. 6 Şubat;
toprağın değil, vicdanın sallandığı gündü.
birbirine omuz olan insanların, yabancıların kardeş olduğu gündü. asla unutmayacağız. unutursak, eksiliriz. unutursak, kaybettiklerimizi bir kez daha kaybederiz. 6 Şubat’ta yitirdiklerimizin anısına… hep kalbimizde.