“Korkardık; üzerimize yağan yağmurdan ve ıslanmış her öpücükten, Tanrı'nın dahi görmediği gölgelerimizden.”
,
Sangwon hiçbir zaman kralın biricik oğlu olamamış, ağabeyinin sürüldüğü topraklarda veliahtın yedeği olarak mecburen kalmıştı. Her gece gördüğü rüyalar ona sınav olmuş, günden güne tüm dünyayı gezmiş, savrulmuş; sevaplardan soyunup çırılçıplak kalmıştı.
Dudakları sormak için kavrulsa da açıldıkları an üflenecek Sûr’a engel olmuş, korkmuştu her nedenden.
Ne var ki Tanrı, onu korkutmayı pek sevmiş olacak ki yazılan kadere çizilecek ivmeler gittikçe artmış; şifacı çocuğun dudakları aşağı kıvrılıp “Bencilsin.” dediğimde dahi Sangwon, yanmıştı. Nefretin içinde sevgiye, Tanrı’nın bahçesinde yasak hurmaya sarılmış; nefesini nefesine karıştırmış, ayrılmamıştı.
,
“Neden, derdi ya insan, hani kendine hakim olamayıp yalnızca meraktan; neden, derdi. Basit başlayan yol soruyla kararır, sen daha fark etmeden boğulurdun. İşte, neden, neden böyleydi. Niyetini kendinle beraber yutar, küçük derede bir bir boğardı. ”
,
Korkardık, leowon
Krallık, minific, topwon, botleo
,
30.03.26,babus ilk bolumu bitirsi cok mutlusal
,