Hepinize selam
Uzun zamandır buralarda yoktum, farkındayım. Bu yaz “hikâyeyi bitiriyoruz” demiştim ama maalesef planladığım gibi olmadı. Aslında gönlümden, başladığım tarihte yani ağustosun başında kitabı bitirmek geçiyordu ama evdeki hesap çarşıya uymadı diyelim.
Bilenler bilir, ben YKS-Dil’den girdim. Dil bölümü gerçekten çok yüksek sıralama istiyor ve bu yıl yığılma da olunca istediğim başarıyı elde edemedim. Bu yüzden tercih yapmaktan vazgeçtim. Sonra ikinci planım olan spor branşına yönelmeye karar verdim.
Ama inanın, düşündüğümden çok daha zor ve sancılı bir süreçti. “Parkur dediğin koşmak işte.” demeyin, gerçekten öyle değil. Üstelik ben bir yıl spora ara vermiştim ve o stresli dönemde 20 kilo aldım. Kondisyonum resmen yerlerdeydi. Sabah ayrı, akşam ayrı koşular derken zaten zordu… Bir de üstüne sakatlık yaşadım. Yaklaşık bir aydır koşamıyorum ve sınavda da istediğim gibi olmadı.
Tüm bunların yanında bir de özel hayatım vardı. Açıkçası hayattan öyle bir soğudum ki hiçbir şeyden keyif alamaz hale geldim. Evime sığamıyorum, kalabalığın içinde tek başınaymışım gibi hissediyorum. Aileme yük olduğumu düşündüğüm anlar oluyor; bazen nefesim bile kesiliyor gibi… Bazen tamamen odama kapanmak istiyorum, bazen de hiç eve dönmek istemiyorum. Birçok hayalimden vazgeçtim diyebilirim. Belki biraz uzaklaşmak iyi gelir diye düşündüm ama onu bile yapamadım.
Bölümlerin gecikmesi için sizden özür dilerim. Hayatımın yorgunluğunu hikâyelere yansıtıp sizin de moralinizi bozmak istemedim. Defalarca bölüm yazdım ama sonra sildim, çünkü ister istemez ruh halim satırlara yansıyordu.
Ama bilin ki hâlâ yazmaya çabalıyorum Beklettiğim için üzgünüm. Buraya kadar okuyup zaman ayırdıysanız gerçekten teşekkür ederim. İyi ki varsınız