lildilay

AYRILIK SONRASI 17. Bölüm
          	
          	Az sonra gösteri başladı, Almilla'yla birlikte 7 öğrenci daha tüm zarafetleriyle sahnede kendilerini göstermeye başladı. Almilla tam da çalıştığımız gibi hareket ediyor, parmaklarının uçlarında süzülüyordu. Duygusal bir anne olarak gözlerim doldu, minik kızımın parmak uçlarında dengede durabilmesine dahi duygulandım ve gurur duydum. Ben ağlamamak için kendimi zor tutarken az sonra Almilla bir yerde takıldı, arkadaşlarının aksi hareket etmeye başladı. Bunu, kendisi de fark ettiğinde gözlerinde beliren korkuyu ve endişeyi gördüm, duygusallığımı bir kenara bırakıp yerimden huzursuzca kıpırdandım.
          	
          	Hareketleri unutmuş, karıştırmıştı.
          	
          	Panik yaptı, yardım ister gibi bir bana bir Toprak'a baktı. Kriz yönetimim kötü sayılırdı, bu yüzden Toprak'a güvendim ve bu krizi o yönetsin diye ona döndüm ama o an hiç beklemediğim bir şey oldu. Kriz yönetimi benimkiyle yarışacak olan Toprak, oturduğu yerden kalktığı gibi sahneye atladı ve Almilla'nın yamacında belirdi.
          	
          	Seyircilerden yükselen şaşkın seslere benim şaşkınlıktan irileşen gözlerim eşlik etti. Toprak'ın ise kimseyi umursadığı yoktu, ilgisi tamamen Almilla'daydı. Almilla'nın iki elini nazikçe tutmuş, sanki sahnede değillermiş gibi onu gülümseyerek rahatlatmaya ve yönlendirmeye çalışıyordu. Almilla'nın öğretmeninin onaylamayan bakışlarını görsem de umursayamadım, aksine diğer insanların duruma alışarak gülüşmesiyle ve Almilla da dahil sahnedeki tüm öğrencilerin Toprak'a sıcacık gülümseyerek bakmasıyla Toprak'ın doğru yolda olduğunu anladım, istemsiz bir gururla onları izledim.
          	
          	Üç gündür Almilla'yla birlikte tüm hareketleri ezberleyen Toprak, bu hareketleri kendi üzerinde canlandırmasa da ufak hatırlatmalar ve müdahalelerle Almilla'ya gösterdi, Almilla da özgüveninin kırılmasının aksine büyük bir özgüven ve mutlulukla ona uydu. Türkan Hanım ise bu anı telefonunun kamerasıyla kaydetmekle meşguldü.

lildilay

AYRILIK SONRASI 17. Bölüm
          
          Az sonra gösteri başladı, Almilla'yla birlikte 7 öğrenci daha tüm zarafetleriyle sahnede kendilerini göstermeye başladı. Almilla tam da çalıştığımız gibi hareket ediyor, parmaklarının uçlarında süzülüyordu. Duygusal bir anne olarak gözlerim doldu, minik kızımın parmak uçlarında dengede durabilmesine dahi duygulandım ve gurur duydum. Ben ağlamamak için kendimi zor tutarken az sonra Almilla bir yerde takıldı, arkadaşlarının aksi hareket etmeye başladı. Bunu, kendisi de fark ettiğinde gözlerinde beliren korkuyu ve endişeyi gördüm, duygusallığımı bir kenara bırakıp yerimden huzursuzca kıpırdandım.
          
          Hareketleri unutmuş, karıştırmıştı.
          
          Panik yaptı, yardım ister gibi bir bana bir Toprak'a baktı. Kriz yönetimim kötü sayılırdı, bu yüzden Toprak'a güvendim ve bu krizi o yönetsin diye ona döndüm ama o an hiç beklemediğim bir şey oldu. Kriz yönetimi benimkiyle yarışacak olan Toprak, oturduğu yerden kalktığı gibi sahneye atladı ve Almilla'nın yamacında belirdi.
          
          Seyircilerden yükselen şaşkın seslere benim şaşkınlıktan irileşen gözlerim eşlik etti. Toprak'ın ise kimseyi umursadığı yoktu, ilgisi tamamen Almilla'daydı. Almilla'nın iki elini nazikçe tutmuş, sanki sahnede değillermiş gibi onu gülümseyerek rahatlatmaya ve yönlendirmeye çalışıyordu. Almilla'nın öğretmeninin onaylamayan bakışlarını görsem de umursayamadım, aksine diğer insanların duruma alışarak gülüşmesiyle ve Almilla da dahil sahnedeki tüm öğrencilerin Toprak'a sıcacık gülümseyerek bakmasıyla Toprak'ın doğru yolda olduğunu anladım, istemsiz bir gururla onları izledim.
          
          Üç gündür Almilla'yla birlikte tüm hareketleri ezberleyen Toprak, bu hareketleri kendi üzerinde canlandırmasa da ufak hatırlatmalar ve müdahalelerle Almilla'ya gösterdi, Almilla da özgüveninin kırılmasının aksine büyük bir özgüven ve mutlulukla ona uydu. Türkan Hanım ise bu anı telefonunun kamerasıyla kaydetmekle meşguldü.

lildilay

SERDENGEÇTİ 21. BÖLÜM: AVCININ ELİNDEKİ KANLI
          
          "Baran'ın bebeğinizle ilgisi olup olmadığını merak ediyordun, değil mi?" Dedi Kaan Binbaşı, bana. Sustum, kalbim ağzımda atarken devam etmesini bekledim. "Ben sana anlatayım o zaman," diye devam etti. "Bebeğinin düşme sebebi, Baran'ın ihanet ederek Kuzey Irak'a gitmesi ve Savaş'ın da onun peşinden giderek seni yalnız bırakması." Öfkeyle karışık sinir bozukluğuyla kaşlarını kaldırdı. "Nasıl?" Diye sordu ben hayal kırıklığıyla kalbimi bin parça hissederken. "Hâlâ daha kabullenemediğin gerçeği beğendin mi? Kızının katilinin kaçmasına, yaşamasına müsaade etmek; şehit babanı katledenlerin yoldaşına destek olmak seni mutlu etti mi?"
          
          Bu yükü bana veremezlerdi, bu kadarını taşıyabilecek gücüm yoktu.
          
          Aldığım nefes bile titredi, tüm timin karşısında birer damla daha yaş aktı gözlerimden.
          
          "Biz, Baran yüzünden kaç şehit verdik senin haberin var mı?!" Diye kükredi Kaan Binbaşı. Öfkesi de nefesi gibi yüzüme çarptı, gözlerim utançla kapandı. "Emre itaat etmeyeceksen burada işin ne?! Bir orospu çocuğuna verdiğin şans, kaç vatan evladını daha bizden alacak, haberin var mı?! Senin saçma sapan hayal dünyan uğruna kimler canından, kimler evladından olacak?! Baban da dahil binlerce şehidin kanına sahip çıkacak yüreğin yoksa bu mesleği yapmayacaksın, Akdoğan!"
          
          Savaş'ın, "Komutanım!" Uyarısını duydum, hemen ardından ise benim kolumu tutarak arkaya çektiğini ve Kaan Binbaşı'ya karşı önüme geçtiğini hissettim. Gözlerim açıldığında Kaan Binbaşı'yla değil, Savaş'ın sırtıyla göz göze geldim. Kolumu tutan elini sakince indirdi ve parmaklarını parmaklarıma sıkıca kenetledi. "Yeter bu kadar," diye devam etti daha kısık ama aynı öfkeli sesiyle. "Hata yaptıysa yaptı, uzatmanın lüzumu yok."
          
          "Neyi yumuşatıyorsun lan sen?!" Diye Savaş'a da yükseldi Kaan Binbaşı. Tüm tim sessizce bizi izliyordu, hiçbirinin yüzüne bakamıyordum. "Bir teröristi göz göre göre serbest bırakmış, neyi yumuşatıyorsun?!"

lildilay

Wattpad daha uzun yazmama izin vermiyor, yoksa dahası vardı alıntının :')
Reply

nazmekselina

Yazarcım ne yaptın elin iyileşti miiii?

nazmekselina

Olsun aşkım beklerim ben sen sıkıntı yapmaaa
Reply

lildilay

@nazmekselina  aşkımmm hesaba katmadığım bir final ödevim çıktı ortaya, bölümleri tamamlamakta zorlanıyorum ama söz verdim diye bitirmeye çabaladım yine başaramadım çünkü ciddili yetişmiyor, bölüm yerine alıntı atacağımmm tekrardan çok çok özür dilerim son zamanlarda tutamadığım sözler ve bölümler arasına koyduğum mesafeler içinn ❤️
Reply

nazmekselina

Ayyy çok sevindim bekliyorumm
Reply

kendinegelkucukPrens

Biraz fazla olmadı mı bu bölüm arası Ayrılık Sonrası için konuşuyorum. Aşağıda da birkaç kez sormuştum, başka soranlar da olmuştu. Yazıyorum yazıyorum diyip geçiştirdiniz ama 6 ay oldu. Şuanki sağlık durumundan bahsetmiyorum ama zaten kitabın 20. Bölümde biteceğini söyleyip de 6 ayda 3 bölüm aramamak okurları umursamazlık ve bizlere karşı sorumsuzluğunuz. 

lildilay

@kendinegelkucukPrens  hatalı olduğumu ve özür dilediğimi defalarca belirttim zaten ancak yazıyorum diyip de geçiştirmedim, aksine defalarca kez yazamadığımı ve bir nevi ara verdiğimizi söyledim. Yazıyorum dediğim hiçbir yerde de ne geçiştirdim ne de yalan söyledim. Sizleri mağdur ettiğimin gayet farkındayım ancak hiçbir şey bilinçli değildi
Reply

lildilay

Merhaba. Geçen haftadan beri iki kitaba da bölüm yazmaya başlamıştım ve şu an ikisinin de yarısından çoğu bitti. Ancak dün ufak bir kaza geçirdiğim için sağ elim sargılı şu an, o yüzden devam edemiyorum bölümleri yazmaya. Birkaç güne sargı açılacak, o zaman da hızlıca bölümleri tamamlayıp paylaşacağım. Sizleri yeterince habersiz bıraktığım için bunu haber vermek istedim, en yakın zamanda bölümleri paylaşacağımı bilin isterim ❤️✨

a_cbk2009

Aay çook geçmişş olsuunn 
Reply

sdnrsila34

ayrılık sonradına yeni bölüm ne zaman gelirrr

sdnrsila34

akif ile zelişi merak ediyorummm
Reply