güneşin teninde erittiği o ince sızı,
çocuk seslerinde yankılanan kadim bir yazgı. sen dokunduğunda omuzuma, bir mühür gibi, zaman durur; dünya, senin duruşunla değişir rengini. belimdeki elinle eksenim kayar, yerinden oynar gökler, kalbimde bir titreyiş, sanki tüm dertler elinle dökülür gider. bakışınla hizalanır evren, yörünge şaşar, senin varlığınla, o neşeli sesler susar; sadece biz kalırız, sadece o an, dünyanın değiştiği o duruşta, kendi içimizde, kendi sessizliğimizde yanarız.