sadecedemirde

Hep sen benim panoma yazıyordun bu seferde ben yazacağım. Eserimin 4 bölümünü yazdım. Beni motive ettiğin için teşekkürler. Aslında bırakacağım bir eserdi ama senin tatlı yorumlarını kırmak tüm dünyaya ihanetti. Bugün yayınlayamadım watty hatta veriyor ve beni ikide bir uyg dan atıyor. Yayınlıyorum ama ablamın hesaptan baktığımda yoktu. Yarın belki düzelir bilmiyorum. tekrardan teşekkürler. Olmadı yayından kaldırıcam ve yarın yine yayınlayacağım inşallah olur. İyi geceler gerçi sabah oldu günaydın diyelim o zaman ᕦ⁠(⁠ò⁠_⁠ó⁠ˇ⁠)⁠ᕤ

liplily23

@sadecedemirde Olur rahatsız olmam yazarcımmmmm teşekkür ederimmmm  :)
Reply

sadecedemirde

@liplily adını panoma yazacam. Rahatsız etmek istemem ama gerçekten çok isterim.ヽ⁠(⁠。⁠◕~◕⁠。⁠)⁠ノ
Reply

Meloo0866

Selam nasılsın umarım iyisindir. Şimdi bu kim diyosundur. Seni tanımıyorum evet rastgele karşıma çıkan birisin senden sadece kitabımı yorumlamanı istiyorum çünkü şuan neredeyse hiç okuyucum yok ve bu yüzden kitap yazma isteğim kaçıyo senden sadece bir kaç bölüm okuyup (bölümlerim kısa 5 10 dk da biter)  beni eleştirmeni ve eğer beğenirsen oy bırakmanı istiyorum. Bu hafta sonuna kadar 1.000 okunmayı ve 300 oyu geçmek istiyorum umarım bana yardımcı olursun, şimdiden teşekkür ederim yardım etsende etmesende, eğer kitabıma bakmak istersen linkini aşağıya bıraktımm. Öpülüyosun dikkat et kendinee
          https://www.wattpad.com/story/354593586?utm_source=android&utm_medium=link&utm_content=story_info&wp_page=story_details_button&wp_uname=Meloo0866

No_463

"Yirmi yıl önce, ben altı yaşındayken annemin sana hamile olduğunu öğrendik." 
          
          Sarsıldım. O an öyle bir sarsıldım ki ruhumun bir depremi daha kaldıramayacağını sandım. Kaşlarımı çattım, o konuşmaya devam etti ama ben hiçbir şey duymadım. 
          
          Karşımda bir yabancı oturuyordu ve bana benim abim olduğunu söylüyordu. 
          
          "Şaka mı bu?" 
          
          Boş gözlerim onun gözlerinde seyahate çıkmıştı. Başını iki yana sallarken irislerini kahvelerimden bir an bile çekmedi.  
          
          "Sizin benimle derdiniz ne?" diye sordum öfkeyle. "Buraya bana yalan yanlış şeyler anlatmak için mi geldiniz?" Ayaklanıp elimle kapıyı işaret ettim. "Bu kadar yeter, gider misiniz evimden?" 
          
          Gözlerini kapatıp sabır dilenircesine nefeslendi. 
          
          "Yağmur," dedi oldukça sakin bir ses tonuyla. "Oturur musun şuraya?" 
          
          "Hayır!" 
          
          Aniden ayağa kalkınca bir adım geriye gittim. Tam önümde durdu ve başını hafifçe eğip gözlerini gözlerime dikti. 
          
          "Sen inanmak istesen de istemesen de gerçek bu." Kelimeleri sakince ve tane tane söylüyordu. "Emin ol, bu gerçekten kimse benim kadar nefret etmedi ama..."
          
          
          Rüzgarın Gölgesi isimli kitabıma beklerim...