lunapu3lla

Soğutucu akışkanlar;
          	Kritik noktası yüksek
          	KN sı düşük
          	25 derecede gaz olmalı

lunapu3lla

Uzağa bakarken mercek incelir, göz bebeği büyür 
Reply

lunapu3lla

Yaylar seri bağlandığında yay sabiti azalır
Reply

lunapu3lla

Nötralleşmede net iyon denklemi: su
          	  Çözünme çökelmede net iyon denklemi: çöken madde
Reply

lunapu3lla

Soğutucu akışkanlar;
          Kritik noktası yüksek
          KN sı düşük
          25 derecede gaz olmalı

lunapu3lla

Uzağa bakarken mercek incelir, göz bebeği büyür 
Reply

lunapu3lla

Yaylar seri bağlandığında yay sabiti azalır
Reply

lunapu3lla

Nötralleşmede net iyon denklemi: su
            Çözünme çökelmede net iyon denklemi: çöken madde
Reply

lunapu3lla

NADH molekülleri laktik asit fermantasyonunda hidrojen vererek pirüvik asite yükseltgenir etil alkol fermantasyonunda ise asetaldehite yükseltgenir

lunapu3lla

Primer alkol -> aldehit -> karboksilik asit
            Sekonder alkol -> keton
Reply

lunapu3lla

Eritropoietini karaciğer ve böbrek üretir kırmızı kemik iliği üretmez sadece cevap verir
Reply

lunapu3lla

Paralel levhada elektrik alan değişmez potansiyel değişir
Reply

lunapu3lla

Modern fiziğe karşı hislerim var

lunapu3lla

Işığın ikili doğası; ışığın, tanecik mi yoksa dalga mı olduğu konusundaki tartışmadır. 19. yy başlarında fizikçilerin ışıkla yaptığı girişim ve kırının deneyleri ışığın dalga modeline dayanır. Daha sonrasında yapılan siyah cisim ışıması, fotoelektrik olay, compton saçılması, çift yok olma gibi olaylar ise ışığın tanecikli yapısını destekler. Bu olaylar sonucunda ışığın şartlara göre hem dalga gibi hem de parçacık gibi davranabileceği ortaya konmuştur
Reply

lunapu3lla

            Fotoelektrik olay; ışığın tanecikli yapısını ortaya koyan ilk olaydır. Kısaca gönderilen fotonun metal yüzeyden elektron sökmesi olayıdır. Daha sonra bu olayla ilgili elektrik devreleri kurulmuş ve elektronun diğer metal yüzeye gönderilmesi sayesinde elektrik akımı meydana getirilmiştir. Bir foton ne kadar yüksek enerjili olursa olsun en fazla bir elektron sökebilir ve kalan enerjisini elektrona aktararak soğurulur. Bir foton elektron sökemiyorsa o fotondan ne kadar gönderirsek gönderelim yani ışık şiddetini istediğimiz kadar arttıralım yine elektron sökemez ama frekansı arttırırsak fotonun enerjisini arttıracağımızdan metalin eşik enerjisini geçebilecek duruma gelebilir ve elektron sökebilir. Elektronların kinetik enerjilerini sıfır yapan, akımı durduran gerilim değerine kesme gerilimi denir.
            
            Compton saçılması; bu olayda fotoelektrik olay gibi ışığın tanecikli yapısını destekler. Bir x ışını fotonunun durgun bir elektronla esnek çarpışma yapması ve enerjisinin bir kısmını elektrona aktararak saçılmaya uğramasıdır. Bu olayda  diğer olaylardaki gibi foton soğurulmaz daha düşük enerjili bir şekilde başka doğrultuda saçılmaya devam eder. Gelen fotonun enerjisi ve frekansı saçılan elektronunkinden fazla olsa da iki fotonun da hızı aynıdır o da ışık hızıdır. Bütün fotonların hızı ışık hızıdır enerjisi azalsa da hızı değişmez, elektronun kütlesi olduğundan hızı fotonunkinden az olacaktır. Çarpışma esnek olduğundan toplam enerji ve momentum korunur. Bu olayla ışığın tanecikli yapıda olduğu ve momentuma sahip olduğu ortaya konmuştur. 
            
            Çift oluşma/ Çift yok olma; bir madde ve antimaddesi birleşirlerse yok olurlar ve foton oluştururlar. Bunun tam tersi bir fotonun yok olmasıyla da madde ve antimaddesi oluşur
Reply

lunapu3lla

E=mc*2 eşitliği; enerjinin kütleye, kütlenin de enerjiye dönüşebileceğini açıklar. Eşitliğe göre çok küçük bir kütleyi bile ışık hızı gibi bir büyüklüğün karesiyle çarptığımızdan elde edilecek enerji çok büyük olmaktadır, atom bombalarının eldesi de bu eşitliğe dayanır. İlk atom bombası için 64 kg uranyum kullanılmış olmasına rağmen bunun sadece 0,6 gramı enerjiye dönüştürebilmiştir ve bu bile yeterince büyük bir enerji üretmeye yetmiştir. Bu denklemden yola çıkarak bir cismin sıcaklığını arttırdığımızda onun kütlesinin de artacağını söyleyebiliriz.
            
            Siyah cisim ışıması; bir maddenin sıcaklığı sıfır kelvinin üstündeyse dalga yayar. Cisimlerin sıcaklığı arttığında enerjileri de artar ve artan enerjiyi dışarıya elektromanyetik dalga halinde ışıma yaparak atar. Ateşteki kömürün kırmızı renkte görünmesi olayı buna örnektir. Siyah cisim, üzerine düşen ışıkları soğurduğu ve sadece kendi sıcaklığından dolayı ışıma yaptığı için seçilmiştir. Wien yasasına göre 
            Dalga boyu • sıcaklık = wien sabiti denilen sabit bir sayıya eşittir o yüzden dalga boyuyla sıcaklık ters orantılıdır bu da enerjiyle sıcaklık doğru orantılı olduğundan enerjiyle dalga boyunun ters orantılı olmasını açıklar. Planck hipotezi ise fotonların enerjilerini hesaplamada kullanılır: E=nfh buradaki n enerji seviyelerini tanımladığı için tam sayı olmaladır ve n’ in tam sayı olması siyah cisim ışıması yapan bir cismin enerjisinin sürekli değil kesikli değerler alacağını açıklar. Moleküller, kesikli enerji paketler halinde enerji yayar ve soğurur.
            
            Morötesi felaket; siyah cisim ışımasında klasik fizik ile modern fiziğin çatışmasıdır
Reply