E=mc*2 eşitliği; enerjinin kütleye, kütlenin de enerjiye dönüşebileceğini açıklar. Eşitliğe göre çok küçük bir kütleyi bile ışık hızı gibi bir büyüklüğün karesiyle çarptığımızdan elde edilecek enerji çok büyük olmaktadır, atom bombalarının eldesi de bu eşitliğe dayanır. İlk atom bombası için 64 kg uranyum kullanılmış olmasına rağmen bunun sadece 0,6 gramı enerjiye dönüştürebilmiştir ve bu bile yeterince büyük bir enerji üretmeye yetmiştir. Bu denklemden yola çıkarak bir cismin sıcaklığını arttırdığımızda onun kütlesinin de artacağını söyleyebiliriz.
Siyah cisim ışıması; bir maddenin sıcaklığı sıfır kelvinin üstündeyse dalga yayar. Cisimlerin sıcaklığı arttığında enerjileri de artar ve artan enerjiyi dışarıya elektromanyetik dalga halinde ışıma yaparak atar. Ateşteki kömürün kırmızı renkte görünmesi olayı buna örnektir. Siyah cisim, üzerine düşen ışıkları soğurduğu ve sadece kendi sıcaklığından dolayı ışıma yaptığı için seçilmiştir. Wien yasasına göre
Dalga boyu • sıcaklık = wien sabiti denilen sabit bir sayıya eşittir o yüzden dalga boyuyla sıcaklık ters orantılıdır bu da enerjiyle sıcaklık doğru orantılı olduğundan enerjiyle dalga boyunun ters orantılı olmasını açıklar. Planck hipotezi ise fotonların enerjilerini hesaplamada kullanılır: E=nfh buradaki n enerji seviyelerini tanımladığı için tam sayı olmaladır ve n’ in tam sayı olması siyah cisim ışıması yapan bir cismin enerjisinin sürekli değil kesikli değerler alacağını açıklar. Moleküller, kesikli enerji paketler halinde enerji yayar ve soğurur.
Morötesi felaket; siyah cisim ışımasında klasik fizik ile modern fiziğin çatışmasıdır