megaIomaniac

yetmişüç kara kışın çetinliği var omuzlarımda

megaIomaniac

çocukluğumdan kalma bir his bu gölgelerden korkuşum. tam burada, yanımdan geçen o bilindik karaltı. var oluşumun en büyük ıstırabı. hayatımı kâbusa çeviren bir kaçış. şimdi o gölge beni aldı. ışıklar söndü, bu ayrı dünyanın üstüne karanlık örtüler çekildi. öteki dünyaya insanların konsantre hallerinin yerleştirilmiş hali burası. seslere gizlenen duygunun mahremiyeti dört duvar arasında. son kez derin bi' nefes alıyorum, geri veriyorum. şakaklarımdan akan ter kendini usul usul boynuma bırakıyor. uyuşan ayak parmaklarım buz tutacak kadar soğuk, avuç içlerim çöle düşmüş gibi sıcak. gözlerim birer pencere. göğsümde hissettiğim ağırlık, bedenimi her an yere yıkabilir ya da arşa çıkarabilir. uyku tamamen terk etmiş değil beni, kolumu kaldıramıyorum sadece ve adamakıllı düşünemiyorum. gözlerim buğulanıyor, içeriden ses geliyor ve tavandaki avizenin taşları kafamı hareket ettirdikçe farklı renklere dönüşüyor. harflerle karışan ağıtlar, ellerimden akıp gidiyor.
          bazen anlamını bilmediği ağıtlar insanının canını yakabiliyor.
          durmaksızın anlam vermeye çalışarak geçirilen saatler mantık duvarını yıkıyor ve yerini boşluk alıyor. 'neden?'  veremiyorsun cevabını ama versen de anlaşılmayacağını biliyorsun. çünkü hissedilmeyen düşünceler anlamaya yetmiyor.

megaIomaniac

hayatımda aşka yer yok şükran. olsaydı bilirdim. olsaydı mutlaka bilirdim ama yok. hayatımda bana bile yer yok be şükran. fazlalığım kendi hayatımda. aşk diyorduk. doğru. içimde aşka dair bir heves ve arzu da kalmadı ki. kalp çarpan düşler kurmuyorum. hülyalı ilk gençlik mazide kaldı. benim bir kavgam var şükran. toyken kavgam aşktı herkes gibi. şimdi kendimle dövüşüyorum.
          derdim benimle yanlış anlama nolur. insan bazen böyle olur diyorsun, deme şükran. insan böyle olursa telafisi yoktur.

megaIomaniac

kuşların nereye gittiğini merak etmiyorum artık. avcuma kaç dut sığar merak etmiyorum. hiç rüya görmediğim uykularımda bile neden dişlerimi sıktığımı da. annemi bile merak etmiyorum artık şükran yanlış anlama. bahçesinde büyüdüğümüz o kargacık evi yıkmışlar yerinde ne var merak etmiyorum. içimde göz kırpan küçük bir kuzey yıldızı vardı, yönümü onunla tayin eder, evimi onunla aydınlatırdım. o yıldız ne olduysa ışığını yitirdi şükran. kaybolmak, karanlıkta kalmak da sorun değil. o yıldıza bakmayı seviyordum ben şükran. ben de göz kırpardım ona bazen. göz kırpmaktaki çocukluğu bilirsin. ben artık bilmiyorum.beni anlıyorsun değil mi? yaşıyor olmak beni öldürecek şükran. senin ismini beş bin kere sayıklasam ne çıkar. ismin içi su dolmuş hava kaçırmış bi can yeleği. ismin beni kurtarmıyor beni artık hangi kayık hangi sal kurtarabilir. ben iflah olmam şükran benim içimde çapalarla tırpanlarla meşalelerle boğazıma yürüyen öfkeli bir kalabalık var. ne istiyorlar bu öfke neye ne çıkar şükran. sen bana bakma, ben ne dediğimi biliyorum. yine de sen bana bakma şükran. senin yüzünde dün doğmuş süt kokulu bir çocuk var. o çocuk ağlasın istemem her şeye rağmen.konuşuyorum öyle işte aldırma şükran. boğulmadan hemen önceki nefes bu başımı su üstünde tutmaya da çalışmıyorum içgüdüsel bir refleks de adına adı her neyse. ilenme bilenme öfkelenme kimseye hele ki kendine. kimse kimseyi bu hale getiremez. vaziyetim benim eserim şükran. birine parmak sallayacaksan yumruk savuracaksan o benim. gülme şükran. sen gülünceöyle işte. nasılsın demiştin değil mi. yaşıyoruz yaşamaksa bu. kara göründü mü görünecek mi diye dört gözle ufka bakan bir tayfa değil artık kalbim, karaya çoktan vurmuş bir balina. kimseler onu bulmasın diye dualarla. yaşamak buysa. neyse. çakmağın var mı? sigaran? önce sigara mı sorulur, yapma. ateş varsa kül edecek bir şey muhakkak bulunur. dur gülme şükran. sen gülünce.
Reply

megaIomaniac

nasıl hissediyorum biliyor musun
          sanki susarak büyümüşüm gibi
          sanki yanağımda tokat iziyle ebeveynlerime küsüp 
          dolabın içine saklanıp 
          ağlayarak boyama kitabını karalayan 
          küçük bir çocukmuşum gibi
          sanki sağanak yağmurun altında
          tam şemsiyemi açacakken elimden uçmuş gibi 
          sanki hayatımı bana  önceden defalarca izletmişler ve ben yine gelip aynı hataları yapmışım gibi

megaIomaniac

tamam bazı sancıları birkaç dikişle kabullenip köşeme çekilmiş olabilirim tanrı sizi inandırsın o kadar kolay olmadı. ağlayarak duvarları yumrukladım, aynaları paramparça ettim. ben de biliyorum bu öfke beni hiç yaşatmayacaktı ama öldüremiyordu  işte. birkaç defa daha yumruk attım, ellerim üç beş yaraya da ev sahipliği yaptı. ama ben bütün bunlara bir kılıf da uyduramadım. benim bu öfkem kimeydi? hayata mı yoksa acınacak halinde olan kendime mi? cevaptan çok korktum oğlum. elimden geldiğince iteledim bir köşeye. kanlar içindeyken karşınızda ağız dolusu kahkaha da attım. sırf bu hikayede kazanan ben oldum diyebilmek için.

megaIomaniac

megaIomaniac

herkes kazanmış herkes kaybetmiş hayat böyle de sürüp gidiyormuş dedim. limon çiğnedim tuz dövdüm hepsini yarama sürdüm pansumansa pansuman işte ama oluk oluk kan sızdı baba.
            yumruğumu sıktım günler geçti yara izlerim geçmedi baba. çığlık boğazımdan koptu ama bazen çığlık koparsanda sesini kimse duymazmış,
             yaralarına kör olanlar çığlıklarına da sağır olurmuş baba
Reply

megaIomaniac

ağlamaksa ağladım, bağırmaksa bağırdım baba. uykusuz kaldım, aç kaldım. aptal gibi çok ağır ilaçlar da aldım. intihara kalkışmadım ama sabah akşam hiç durmadan tasarladım, defalarca öldüm ben kafamın içinde baba. yetmedi mi?
            her şeyi, her şeyi unuttum. tarihler, filmler, müzikler, sesler, kokular, konumlar
            nereye, ne zaman, nasıl gidecektim unuttum. ne yapacaktım ne oldu ne bitti hepsi hepsi gitti, yetmedi mi?
            ruhumdan ihtiyarladım, çirkinledim beni kimse sevmesin istedim baba. iş aradım kaç kere buldum hiçbirine başlamadım. saçlarım uzadı kestim kökünden yine uzadı, faturalar birikti her şey üst üste bindi. cildim soldu gözümün feri söndü baba daha yetmedi mi? okumaksa okudum. yazmaksa yazdım. sokak köpekleri gibi titreye titreye dolaştım ayaklarım şişti. düşmekse düştüm dizlerimde yaraysa yara bin parça baba.
            kaç defa silkelendim artık yeter bugün uyandığım yeni bir gün. bu yeni bir sayfa dedim kendime tokat bile attım ama aynı gün aynı yırtık sayfa aynı silik yazılı sayfa işte. üstü karalı, altı çizili onca hatıra suratıma çığlık attı. yetmedi mi
Reply