megaIomaniac

insanlar aşağılık varlıklardır

megaIomaniac

benim hiç sapanım olmadı anne
          ne kuşları vurdum
          ne de kimsenin camını kırdım
          çok uslu bir çocuk değildim ama
          seni hiç kırmadım hep boynumu kırdım
          ben hayatım boyunca
          bir tek kendimi vurdum 
          suskun görünsem de
          fırtınalı ve mağrurdum anne
          bir mızrak gibi
          aynada hep dik durdum anne
          ben sana hiçbir gün laf getirmedim
          leke sürmedim
          ama göğsümü çok hırpaladım
          kalbimi çok yordum
          ben hayatım boyunca
          en çok kendimi sordum 
          benim hiç sevgilim olmadı anne
          ne bir yuva kurdum
          ne bir gün şansım güldü
          öpemeden bir bebeğin gidişini
          tükendi gitti çağım

megaIomaniac

kimi yürekten sevdiysem
            yüreğini başkasına böldü
            bir muhabbet kuşum vardı
            o da yalnızlıktan öldü
            sen beni göğsünde
            hep acılarla mı soğurdun anne ?
            yoksa evlat diye
            koca bir taş mı doğurdun anne ?
            eziyet değilim zahmet değilim
            musibet hiç değilim
            bir senin mi balına sinek kondu söylesene
            doğurdun da beni
            ne ile yoğurdun anne ? 
            benim hiç hayalim olmadı anne
            ne seni rahat ettirdim
            ne kendim ettim rahat
            bir mutluluk fotoğrafı 
            bile çektirmedi bu hayat
            kaybolmuş bir anahtar kadar
            sahipsizim anne
            ne omzumda bir dost eli
            ne saçımda bir şefkat
            say ki yollardan akan
            şu faydasız çamurdum anne
            say ki ıslanmaktım üşümektim
            say ki yağmurdum anne
            bunca yıldır gözyaşlarını
            hangi denizlere sakladın
            oy ben öleyim
            sen beni ne diye doğurdun anne ?
Contestar

megaIomaniac

çocukluğumdan kalma bir his bu gölgelerden korkuşum. tam burada, yanımdan geçen o bilindik karaltı. var oluşumun en büyük ıstırabı. hayatımı kâbusa çeviren bir kaçış. şimdi o gölge beni aldı. ışıklar söndü, bu ayrı dünyanın üstüne karanlık örtüler çekildi. öteki dünyaya insanların konsantre hallerinin yerleştirilmiş hali burası. seslere gizlenen duygunun mahremiyeti dört duvar arasında. son kez derin bi' nefes alıyorum, geri veriyorum. şakaklarımdan akan ter kendini usul usul boynuma bırakıyor. uyuşan ayak parmaklarım buz tutacak kadar soğuk, avuç içlerim çöle düşmüş gibi sıcak. gözlerim birer pencere. göğsümde hissettiğim ağırlık, bedenimi her an yere yıkabilir ya da arşa çıkarabilir. uyku tamamen terk etmiş değil beni, kolumu kaldıramıyorum sadece ve adamakıllı düşünemiyorum. gözlerim buğulanıyor, içeriden ses geliyor ve tavandaki avizenin taşları kafamı hareket ettirdikçe farklı renklere dönüşüyor. harflerle karışan ağıtlar, ellerimden akıp gidiyor.
          bazen anlamını bilmediği ağıtlar insanının canını yakabiliyor.
          durmaksızın anlam vermeye çalışarak geçirilen saatler mantık duvarını yıkıyor ve yerini boşluk alıyor. 'neden?'  veremiyorsun cevabını ama versen de anlaşılmayacağını biliyorsun. çünkü hissedilmeyen düşünceler anlamaya yetmiyor.

megaIomaniac

hayatımda aşka yer yok şükran. olsaydı bilirdim. olsaydı mutlaka bilirdim ama yok. hayatımda bana bile yer yok be şükran. fazlalığım kendi hayatımda. aşk diyorduk. doğru. içimde aşka dair bir heves ve arzu da kalmadı ki. kalp çarpan düşler kurmuyorum. hülyalı ilk gençlik mazide kaldı. benim bir kavgam var şükran. toyken kavgam aşktı herkes gibi. şimdi kendimle dövüşüyorum.
          derdim benimle yanlış anlama nolur. insan bazen böyle olur diyorsun, deme şükran. insan böyle olursa telafisi yoktur.

megaIomaniac

kuşların nereye gittiğini merak etmiyorum artık. avcuma kaç dut sığar merak etmiyorum. hiç rüya görmediğim uykularımda bile neden dişlerimi sıktığımı da. annemi bile merak etmiyorum artık şükran yanlış anlama. bahçesinde büyüdüğümüz o kargacık evi yıkmışlar yerinde ne var merak etmiyorum. içimde göz kırpan küçük bir kuzey yıldızı vardı, yönümü onunla tayin eder, evimi onunla aydınlatırdım. o yıldız ne olduysa ışığını yitirdi şükran. kaybolmak, karanlıkta kalmak da sorun değil. o yıldıza bakmayı seviyordum ben şükran. ben de göz kırpardım ona bazen. göz kırpmaktaki çocukluğu bilirsin. ben artık bilmiyorum.beni anlıyorsun değil mi? yaşıyor olmak beni öldürecek şükran. senin ismini beş bin kere sayıklasam ne çıkar. ismin içi su dolmuş hava kaçırmış bi can yeleği. ismin beni kurtarmıyor beni artık hangi kayık hangi sal kurtarabilir. ben iflah olmam şükran benim içimde çapalarla tırpanlarla meşalelerle boğazıma yürüyen öfkeli bir kalabalık var. ne istiyorlar bu öfke neye ne çıkar şükran. sen bana bakma, ben ne dediğimi biliyorum. yine de sen bana bakma şükran. senin yüzünde dün doğmuş süt kokulu bir çocuk var. o çocuk ağlasın istemem her şeye rağmen.konuşuyorum öyle işte aldırma şükran. boğulmadan hemen önceki nefes bu başımı su üstünde tutmaya da çalışmıyorum içgüdüsel bir refleks de adına adı her neyse. ilenme bilenme öfkelenme kimseye hele ki kendine. kimse kimseyi bu hale getiremez. vaziyetim benim eserim şükran. birine parmak sallayacaksan yumruk savuracaksan o benim. gülme şükran. sen gülünceöyle işte. nasılsın demiştin değil mi. yaşıyoruz yaşamaksa bu. kara göründü mü görünecek mi diye dört gözle ufka bakan bir tayfa değil artık kalbim, karaya çoktan vurmuş bir balina. kimseler onu bulmasın diye dualarla. yaşamak buysa. neyse. çakmağın var mı? sigaran? önce sigara mı sorulur, yapma. ateş varsa kül edecek bir şey muhakkak bulunur. dur gülme şükran. sen gülünce.
Contestar

megaIomaniac

haklısın çöp adam, aşkın yaşı vardır. aşık olmuş insan daha önce kaç yıl yaşamış olursa olsun onyedi yaşındadır. aşkın yaşı onyedidir çöp adam.

megaIomaniac

bugün sayende onsekizime basacağım çöp adam, hoşçakal.
Contestar

megaIomaniac

tamam bazı sancıları birkaç dikişle kabullenip köşeme çekilmiş olabilirim tanrı sizi inandırsın o kadar kolay olmadı. ağlayarak duvarları yumrukladım, aynaları paramparça ettim. ben de biliyorum bu öfke beni hiç yaşatmayacaktı ama öldüremiyordu  işte. birkaç defa daha yumruk attım, ellerim üç beş yaraya da ev sahipliği yaptı. ama ben bütün bunlara bir kılıf da uyduramadım. benim bu öfkem kimeydi? hayata mı yoksa acınacak halinde olan kendime mi? cevaptan çok korktum oğlum. elimden geldiğince iteledim bir köşeye. kanlar içindeyken karşınızda ağız dolusu kahkaha da attım. sırf bu hikayede kazanan ben oldum diyebilmek için.