melankoliyeovgu

uzakta ol istediğin kadar,
          	kendimden bile yakınsın bana.

melankoliyeovgu

sesini duyduğumda, çocukluğumun en güvenli uykusuna dalar gibi oluyorum. dünyanın bütün gürültüsü kapının ardında kalıyor, ellerin saçlarıma değdiğinde sanki bütün günahlarım affediliyor. bu nasıl bir merhamet, biliyorsun değil mi ruhumun kıyısı?

melankoliyeovgu

​canımın evi

melankoliyeovgu

yüzümü avuçlarına aldığında,
            ellerin annem oluyor.
            bu nasıl bir kusursuzluk,
            biliyorsun değil mi sevdiğim?
Reply

melankoliyeovgu

sen geliyorsun içimin dağınıklığı toplanıyor. baş köşede beş yüz yıldır var gibisin. ellerim seni biliyor. yüzüm sana tapınak. sen varsın, evim ömrüm sen kokuyor. bütün kötüler şehri terk ediyor ve hiçbir kötülük barınmıyor yurdumda. sen geliyorsun mahallemde çocuklar koşturuyor. en güzel şarkıları dinliyorum seninle konuşurken. beş yüz yıldır seviyormuş seni kalbim. içimdeki eşyalar yer değiştiriyor. sen geliyorsun her şeyi unutuyor aklım. aklım güzelliğini almıyor. senin adın ağzımdan çıkarken, dünyanın en güzel kirpikleri yan yana diziliyor. sanki denize bakar gibi gülümseyişin takılıyor ellerime. sen geliyorsun, ben kalamıyorum kendimde.
Reply

melankoliyeovgu

müsaade et ki bu vuslatın hararetiyle istikbalin belirsizliğini unutayım. 
          beni öyle bir iştiyakla öp ki, yarının endişesi bugünün sarhoşluğunda kaybolsun.

melankoliyeovgu

müsaade et ki bu kalabalık dünyanın yorgunluğunu senin gölgende unutayım. 
            öyle bir sahiplen ki beni, kimliğim senin varlığında erisin, sadece biz kalsın geriye.
Reply