meouweisss
Link to CommentCode of ConductWattpad Safety Portal
"eğer her şeyi kaybedersem... her şeyi kaybedersem... arkama bile bakmayacağım."
meouweisss
"dünya bir ateş olup,
bağrımı yaksa.
gökyüzü tufan olup,
üstüme yağsa.
hiç dönüş yok sevgilim,
biz severken
ayrılacağız."
meouweisss
pamuğa dökersin şarabı lıkır lıkır
yaralarımı temizleriz birlikte,
evimdeki kedileri besler
çiçekleri sularız kendimizi çok çok kaybedince,
olur mu olur
şiir de yazarım sana
hem de hırpani bir şiir
üstümüzden yıllar geçiverince
meouweisss
alaturka sevdaların alafranga mahçuplarıyız
aşk bir külfetse müteşekkirim bu istismara.
— ölü evinde seks partisi, küçük iskender.
•
Reply
meouweisss
ben soyadımdan bir harf de değil
adımı, soyadımı, geçmişimi ve geleceğimi attım;
bana bundan sonra yalnızca tabiat parçası deyin!
meouweisss
arabadaydık, "tabiatın güzelliğine bak!" dedim.
"ağaçlardan hiçbir şey göremiyorum." dedi.
— it cazı, küçük iskender.
•
Reply
meouweisss
"ilk ağlayan insandı beatrix, cennetten çıkarılmıştı." diye fısıldadı yaşlı papaz ojeda, göğsüne yaslanmış kızın başını şefkatle okşayarak, sonra da titrek bir sesle devam etti. "ilk unutan da yine ilk insan oldu ve cenneti unuttu, sevgili kızım."
meouweisss
yıldız köşesi!!
meouweisss
"senin ortaokuldaki korkun beni ilgilendirmez! benim için kaldırılan hiçbir topu asla yüzüstü bırakmam. nerede olursa olsun zıplarım. her türlü topa vururum! o yüzden bana pas atabilirsin."
•
Reply
meouweisss
"ne kadar dezevantajlı bir durumda olsam bile, savaşmaya devam etmemin tek bir sebebi var: çünkü henüz kaybetmedim."
•
Reply
meouweisss
"tanrısı para, kendine köle. sözleri zehir, onu dinleme.
sadık uşaklar eteğini öper. korku üretir, süsleri gizler."
https://youtu.be/Lws5Tkk-E4Q
meouweisss
"o, yaralayan kılıç gibidir, ama kendini yaralayamaz; gören göz gibidir, ama kendini göremez. sözcükler insanı anlaşılır kılamaz; insan sende olmalı, onları anlamak için..."
— kelebek düşleri, matsuo basho.
dizzy-dream
ben iki elimde iki hançer,
Kıpkızıl günahlar örmüşüm..
Bu eller benim ellerim, cennetten kovuldular.
Kan kusan geceye nehir nehir..
Tükrükle boğulan, ezilen, lanetlenen,
İrin yüklü bakışlardan bu kaçıncı kaçışım.
Bu kaçıncı saplayışım tırnaklarımı yüreğime,
Ama ölmedim…
Neden ölmedim..?
Öptüm ölümün, kaynamış tutkal kokan ağzından.
Kara kara yengeçlerin yuva yaptığı,
Işık değmemiş ıslak saçlarına astım kendimi.
Belki bin yıl sallandım durdum.
Ama ölmedim…
Neden ölmedim..?
Bıktım bu dost cüceler ülkesinde,
Dev yalnızlığımı sırtımda taşımaktan.
Yorgun alnımdan iri terlerin aktığı, kör kuyulara
Yılanların ve akreplerin ve ısırgan böceklerinin,
Susuzluğunu gideren,
Bu denizler benzindi hep..
Ve hep ne varsa
Deniz denilen bu kıyılarda ateşler yaktım.
Ama ölmedim…
Neden ölmedim..?
Açmış aç ağızlarını cılız arzular,
Dişleri diken diken etimde dolaşan.
Tutup bütün kapılarını kırıyorum mabetlerin.
Tanrıyı arıyorum…
Tanrı yok diyorlar ama neden yok..!
Bir yumruk olup sıkılıyorum, parmaklarım dökülüyorlar..
Bir kaç cam kırıyorum buz tutmuş gökten.
Ben yarıdan fazla günahkarım biliyorum.
Yarıdan fazla karanlık…
Bu yer, bu insanlar, bu okyanus,
Ve neden sonra zaman,
Bir iskele olup sıyrıldı takvim yapraklarından..
Artık bütün şarkılar susmuştu, ölüm tanrısı susmuştu.
İçimdeki çanlar susmuştu, ben susmuştum..
Cehennemde yer bulmak zordu…
En utanılır günahlarımı sırat köprüsüne astım.
Güneş bir fahişe gibi sarışındı ve üşüyordum..
Demir örgülü, kızgın kapıların mermer eşiğinden,
Sümük gibi alevler akıyordu..
Alev denizinde yıkanıyorduk. ho ho hoy.!!
Alev denizinde..!
Alev…
Deniz…
Alev…
Tanrının iskeletinden kan sızıyordu
meouweisss
@dizzy-dream ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında sevdalanmış onun deli dalgalarına. hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa… demiş ki suya: "gel sevdalım ol," "hayatıma anlam veren mucizem ol…" su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa "al." demiş, "yüreğim sana armağan…" sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına. zamanla su, buhar olmaya, ateş, kül olmaya başlamış. ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı… baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su… ateş kızmış, ateş yakmış ormanları… aramış suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu bir gün gelmiş, suya varmış yolu bakmış o duru gözlerine suyun, biraz kırgın, biraz hırçın. ve o an anlamış; aşkın bazen gitmek olduğunu, ama gitmenin yitirmek olmadığını. ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla. işte o zamandan beridir ki: ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş… ateşin yüreğini sadece su, suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş…
•
Reply
meouweisss
"ama neden? ölüler çiçek bırakıldığını bilmezler ki."
"çiçekleri onlar için değil, kendin için verirsin.
böylece kendini daha iyi hissedersin."