merveeeurr

Sevgili okurlarım, bugün kalbimde tarif edilemez bir heyecan ve gözlerimde gurur dolu bir mutlulukla bu satırları yazıyorum, çünkü hep birlikte çok özel bir noktaya ulaştık ve hikayemiz an itibarıyla tam on bin okunma oldu. Bu yola ilk çıktığımda, bilgisayarımın başına geçip o ilk kelimeleri büyük bir çekingenlikle ve acaba sesimi duyan olur mu endişesiyle yazdığım günleri daha dün gibi hatırlıyorum. Bir yazarın en büyük hayali, zihnindeki o görünmez dünyayı birilerine açmak ve orada yalnız olmadığını hissetmektir. Sizler sadece hikayemi okumakla kalmadınız, karakterlerimin sevinçlerine ortak oldunuz, acılarını paylaştınız, yaptığınız her bir yorumla ve bıraktığınız her bir oyla bana yazma yolculuğumda tarifsiz bir güç verdiniz. On bin sadece bir sayı gibi görünebilir ama benim için bu sayı, on bin farklı kalbe dokunmak, on bin farklı dünyada misafir olmak anlamına geliyor. Ne zaman ekrana bakıp kelimelerimin gücünden şüphe etsem, sizin o güzel geri bildirimleriniz ve bitmek bilmeyen enerjiniz beni her defasında yeniden ayağa kaldırdı. Bu başarı kesinlikle sadece benim değil, bu hikayeyi benimseyen, onu büyüten ve karakterlerime can veren siz değerli okurlarımın başarısıdır. Bana bu eşsiz duyguyu yaşattığınız, hayallerime ortak olduğunuz ve hikayemizi bu güzel noktaya taşıdığınız için hepinize kalbimle teşekkür ederim. İnanıyorum ki bu bizim için henüz sadece güzel bir başlangıç,  bu yolculukta daha nice binlere, belki de birlikte hayal kuracağımız milyonlara hep beraber ulaşacağız. İyi ki varsınız, iyi ki bu hikayenin birer parçası oldunuz. Sizi seviyorum                                                                             Ve bir kere daha söylüyorum: Siyahın içine beyaz karışırmış. Ve evet... Görünürmüş

merveeeurr

Sevgili okurlarım, bugün kalbimde tarif edilemez bir heyecan ve gözlerimde gurur dolu bir mutlulukla bu satırları yazıyorum, çünkü hep birlikte çok özel bir noktaya ulaştık ve hikayemiz an itibarıyla tam on bin okunma oldu. Bu yola ilk çıktığımda, bilgisayarımın başına geçip o ilk kelimeleri büyük bir çekingenlikle ve acaba sesimi duyan olur mu endişesiyle yazdığım günleri daha dün gibi hatırlıyorum. Bir yazarın en büyük hayali, zihnindeki o görünmez dünyayı birilerine açmak ve orada yalnız olmadığını hissetmektir. Sizler sadece hikayemi okumakla kalmadınız, karakterlerimin sevinçlerine ortak oldunuz, acılarını paylaştınız, yaptığınız her bir yorumla ve bıraktığınız her bir oyla bana yazma yolculuğumda tarifsiz bir güç verdiniz. On bin sadece bir sayı gibi görünebilir ama benim için bu sayı, on bin farklı kalbe dokunmak, on bin farklı dünyada misafir olmak anlamına geliyor. Ne zaman ekrana bakıp kelimelerimin gücünden şüphe etsem, sizin o güzel geri bildirimleriniz ve bitmek bilmeyen enerjiniz beni her defasında yeniden ayağa kaldırdı. Bu başarı kesinlikle sadece benim değil, bu hikayeyi benimseyen, onu büyüten ve karakterlerime can veren siz değerli okurlarımın başarısıdır. Bana bu eşsiz duyguyu yaşattığınız, hayallerime ortak olduğunuz ve hikayemizi bu güzel noktaya taşıdığınız için hepinize kalbimle teşekkür ederim. İnanıyorum ki bu bizim için henüz sadece güzel bir başlangıç,  bu yolculukta daha nice binlere, belki de birlikte hayal kuracağımız milyonlara hep beraber ulaşacağız. İyi ki varsınız, iyi ki bu hikayenin birer parçası oldunuz. Sizi seviyorum                                                                             Ve bir kere daha söylüyorum: Siyahın içine beyaz karışırmış. Ve evet... Görünürmüş

merveeeurr

Selam Siyahımın İçindeki Beyazlarım
          
          Normalde bu cuma yeni bölümle karşınızda olmayı planlıyordum ama maalesef bazen evdeki hesap çarşıya uymuyor. Hem okulun yoğunluğu hem de spor temposu derken son zamanlarda oldukça yoruldum ve bu hafta bölümü yetiştiremedim.
          
          Sizlere daha kaliteli bölümler sunabilmek ve bu tempoda biraz nefes alabilmek adına yayın takviminde küçük bir değişikliğe gidiyorum.
          
          Bölümler bir süre 2 haftada bir Cuma günü gelecek.
          
          Bu süreci anlayışla karşılayacağınızdan hiç şüphem yok. Desteğiniz benim için çok kıymetli, hepinizi çok seviyorum

merveeeurr

Selam arkadaşlar,
          
          Normalde yarın yeni bölümle karşınızda olacaktım ancak son iki gündür Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan korkunç olaylar beni derinden sarstı.
          
          Ben de bir öğrenci olarak, eğitim yuvalarımızda yaşanan bu şiddet olayları karşısında büyük bir üzüntü ve tedirginlik içerisindeyim. Böyle bir atmosferde hiçbir şey olmamış gibi bölüme devam etmeyi doğru bulmuyor ve paylaşımı bir hafta ertelemeye karar veriyorum.
          
          Birçoğunuzun benimle aynı sıraları paylaştığını ve benzer duygular içinde olduğunu biliyorum. Umarım bir daha böyle bir acı yaşanmaz. Yaralılarımıza şifa, hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
          
          Hepimizin başı sağ olsun.

merveeeurr

Selaam siyahımın içindeki beyazlarıım, nasılsınızz?
          
          Sonunda o beklenen an geldi; sınavlarım şükürler olsun ki bittiiiiiiÜzerimden devasa bir yük kalkmış gibi hissediyorum. Aranızdan birçoğunun da sınav haftasında olduğunu, bazılarınınsa tıpkı benim gibi maratonu tamamladığını biliyoruum. Umarım her biriniz emeklerinizin karşılığını fazlasıyla alır ve hayal ettiğiniz o mükemmel notlara kavuşursunuz. Ama lütfen unutmayın; hiçbir not sizin mutluluğunuzdan ve huzurunuzdan daha değerli değil, sakın bir kağıt parçası için kendinizi üzmeyin!
          
          Gelelim asıl konuya ve yeni bölüm müjdesine... 
          
          Bu hafta, pazartesiden cumaya kadar olan  zaman diliminde yeni bölümü yetiştirip sizinle buluşturmak için kolları sıvıyorum. Bölüme henüz hiç başlamadım; çünkü sınav stresi varken yazmaya çalışsaydım muhtemelen zihnim çok karışık olurdu ve size o istediğim duyguyu tam yansıtamazdım. Şimdi ise tertemiz bir zihinle, tüm enerjimi kurgumuza vererek yazmak istiyorum bölümüü.
          
          Bu arada, minik bir kutlama sebebimiz daha var: Tam 6 bin okunma olmuşuzzzz. Nice daha büyük başarılara, hep birlikte... Bu yolu benimle yürüdüğünüz için teşekkür ederim.
          
          Hepinizi kocaman öpüldünüzz, yeni bölümde görüşmek üzere! 

merveeeurr

Selaamm siyahımın icindeki beyazlarr. Nasılsınız iyi misinizz? Umarım iyisinizdir diyeceğim ama sınav haftasında olduğunuzu düşünüyorum benim gibi. Neyse moralinizi bozmayın düşük alsanız bile ben sizin yapacağınıza inanıyorumm Maalesef bu hafta bölüm gelemeyecek. Çünkü bende malum sınavlara çalışıyorum. Fakat haftaya pazartesi-cuma aralığında atmış olurum bölümü. Kocamannn öpüldünüz sınavlarınızda başarılaarrr.

merveeeurr

MAALUM YARIN BÖLÜM GELİYOR E BİR ALINTI PATLATALIM O ZAMAAAN
          
          
          Tam ortam yumuşamışken Asil o öldürücü soruyu sordu: "Hadi dürüst ol... Dün gece o kucağındayken... Hiç mi uyanmadın? Hiç mi hissetmedin o ayı herifi?"
          
          Bardağımdaki çaya öyle sert baktım ki... "Uyanmadım tabii ki Asil, saçmalama," dedim ama sesimdeki o kararsız ton beni ele veriyordu. Asil kaşlarını kaldırdı: "Yalan söylüyorsun. Gözlerin ele veriyor seni." Sıkışmışlık hissiyle derin bir nefes aldım. "Tamam, belki bir anlığına... Sadece bir anlığına gözümü açmış olabilirim," dedim, sesim o kadar kısıktı ki kantin gürültüsünde kaybolup gidecekti. "Ama ne olduğunu anlamadım bile. Sadece... Kokusu... Yağmur yağmadan hemen önceki o toprak kokusu gibiydi. Ve o kadar güvenliydi ki sarsılmadım bile."
          
          "İlk defa birinin beni korumasına izin vermişim gibi hissettim, hepsi bu. Ama bu bir şeyi değiştirmez. Demir hâlâ aynı Demir, ben de hâlâ aynı Ilgaz'ım."

merveeeurr

Sevgili Okurlarım, spoi olabilir eğer 7.bölümü okumadıysanız 7.bölümü okuduktan sonra buraya gelin.
          
          Görüyorum ki Demir’e olan öfkeniz artık taşmış durumda. "Korkusu, travması ona bu hakkı vermez," dediğinizi duyuyorum ve size sonuna kadar hak veriyorum. Ama Demir'i sadece "kendini düşünen bencil biri" olarak görmenizi de istemem. Çünkü Demir aslında en çok Ilgaz’ı düşünüyor, sadece bunu en yanlış yolla yapıyor.
          
          Demir, Ilgaz'a o ağır sözleri söylerken aslında kendine şu cümleyi kuruyor: "Benim hayatım bir enkaz, Ilgaz ise bembeyaz. Eğer onun elini tutarsam, onu da kendi karanlığıma çekerim." Yani Demir bencil olduğu için değil, aksine kendini Ilgaz'a layık görmediği için onu itiyor. Ilgaz ona "iki bisküviyle kanka olmayalım" dediğinde, Demir sadece reddedilmedi; Ilgaz'ın o güçlü ışığının kendi karanlığını yok etmesinden korktu. Demir, Ilgaz'ın tertemiz dünyasını kendi siyahıyla kirletmekten korkuyor. O ağır sözler, Ilgaz’ın ondan nefret edip uzaklaşması ve böylece "kurtulması" için söylendi.
          
          Demir, sevmeyi bir "yıkım" olarak tanıyor. Kardeşini sevdi ve kaybetti. Abisini de sevdi ve kaybetti. Şimdi Ilgaz'ı severse, onun da başına bir şey gelmesinden, onu da koruyamamaktan ölesiye korkuyor. Demir aslında Ilgaz'ı kendinden koruyor. Onu itiyor ki, Ilgaz onun yanındaki o tehlikeli ve acılı hayata bulaşmasın.
          
          Evet, yöntemi çok acımasız. Ama Demir bencil biri olsaydı, Ilgaz'ı düşünmeden hayatına alır ve onu kendi dertleriyle boğardı. Demir ise yalnız kalmayı, nefret edilmeyi ama Ilgaz’ın güvende kalmasını seçti.
          
          Şu an ondan nefret etmeniz çok normal, çünkü yaptığı şey çok ağır. Ama yakında, Demir’in bu "koruma içgüdüsünün" nasıl bir aşka dönüşeceğini, Ilgaz’ın o duvarları yıkıp Demir’e "Karanlığından korkmuyorum" dediği anı göreceksiniz.
          
          Lütfen sabredin; Demir’in bencilce kaçmadığını, aksine Ilgaz için kendi kalbini nasıl susturduğunu gördüğünüzde ona olan bakışınız değişecek.
          
          Sizi çok seviyorum, iyi ki bu yolculukta yanımdasınız! 

merveeeurr

YARIN YENİ BÖLÜMÜMÜZZ GELİYORR BUDA KÜÇÜK BİR ALINTI OLSUUN
          
          
          Ses tam karşıma geldi. O kafedeki bana emir veren bok herifti. İşaret parmağımı sallamaya başladım adama doğru. Herifi görünce sinirim yine bozulmuştu. Ne işi vardı bunun burada ya?
          
          "Sen bana emir verirken iyiydi! Ne oldu, karşındaki sana itaat etmeyince zoruna mı gitti mal!"
          
          Adam tekrar bağırdı: "Senin yüzünden milyon liralık işim mahvoldu pabucumun çalışanı!"
          
          Üstüme yürümeye başladı. O sırada önüme siyah bir gömlek girdi. Kafamı kaldırdığımda saçlarından Demir olduğunu anladım.
          
          "Hop hop! Yavaş mı gelsen arkadaşım? İnsanlara kafana göre bağıramazsın sen."
          
          Adamın yüzünü göremiyordum fakat sesini duyuyordum: "Sana ne lan? Sen kimsin de karışıyorsun? Bayanla benim aramda."
          
          Bunu dedikten sonra Demir sendeledi ufak; adam onu itmişti. Demir itilmesiyle beraber  fısıldadı: "Kim miyim?" dedikten hemen sonra adamın yüzüne yumruğu geçirdi. Adam yere düşmüştü. Demir adamın yakasından tuttu: "Birincisi; o 'bayan' değil, kadındır!"

MidnightEcho6

Bölüm gelmedi ama

merveeeurr

@MidnightEcho6 teseekkür ederimmm iyi okumalarrr
Contestar

MidnightEcho6

@merveeeurr şuan gözüküyorrr hemen okumaya kaçarrrrr benn bu arada kalemine sağlıkk
Contestar

merveeeurr

@MidnightEcho6 Gelmiş olması lazım aşkım attım
Contestar