minnierubymina

Beni sen öldürdün.
          	Sigara söndürür gibi söndürdün ışığımı.
          	Senin için sonsuza kadar parlayacağımı söylememe rağmen.

minnierubymina

HAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHHAHAHHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHHAHAHHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAAHAHAHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHAHAHAHAHA

minnierubymina

Seni bu kadar özlediğim için kendimden nefret ediyorum.
          Seni bu kadar sahiplendiğim için kendimden nefret ediyorum.
          Seni bu kadar önemsediğim için kendimden nefret ediyorum.
          Hiçbir şeyi kabullenemediğim için kendimden nefret ediyorum.
          Bana ait olmadığın her an,
          Kendimden nefret ediyorum.

minnierubymina

Sayfalarca özür dileyebilirdim senden. Lügatımdaki tüm sözcükleri tek bir şeyden af dilemek için kullanabilirdim. Ben bunu yapmaya hazırdım. Kalemime henüz doldurmuş olduğum mürekkebi kağıda değdirmek üzereydim. Sonra anladım ki, yazdığım her cümle uçup gidecekmiş zaten. Yazmayacakmış kalemim. Benim dindirmek için çabaladığım o ateş sönmüş çoktan. Benim bıraktığım elini ise bir başkası tutmuş. Anladım ki, kuracağım cümlelerin hiçbir mânâsı yokmuş. Affedecektin beni, çünkü dinlemeyecektin bile. Çünkü bir önemi yok artık. Ben orada yokum artık.