Sayfalarca özür dileyebilirdim senden. Lügatımdaki tüm sözcükleri tek bir şeyden af dilemek için kullanabilirdim. Ben bunu yapmaya hazırdım. Kalemime henüz doldurmuş olduğum mürekkebi kağıda değdirmek üzereydim. Sonra anladım ki, yazdığım her cümle uçup gidecekmiş zaten. Yazmayacakmış kalemim. Benim dindirmek için çabaladığım o ateş sönmüş çoktan. Benim bıraktığım elini ise bir başkası tutmuş. Anladım ki, kuracağım cümlelerin hiçbir mânâsı yokmuş. Affedecektin beni, çünkü dinlemeyecektin bile. Çünkü bir önemi yok artık. Ben orada yokum artık.