minvryx

Bazı insanlar giderken kapıyı kapatmaz. Sessizce çekilirler hayattan; geride ne bir veda bırakırlar ne de geri dönebilecekleri bir yol. Sonra insan, en çok da o kapanmamış kapının önünde bekler. Belki gelir diye değil... Bir zamanlar gerçekten var olduğuna kendini yeniden inandırabilmek için.
          	
          	Zaman, unutturacağına söz verdiği her şeyi önce derinleştiriyor. Bir bakıyorsun, adını anmıyorsun ama bütün cümlelerin aynı kişiye çıkıyor. Bir bakıyorsun, yüzünü hatırlamaya çalışmıyorsun ama gördüğün her gökyüzü aynı eksikliği omuzlarına bırakıyor.
          	
          	Sevgi bazen birlikte kalabilmek değilmiş. Bazen yalnızca birinin hayatına dokunup, ömrünün geri kalanında onun yokluğuyla yaşamayı öğrenmekmiş. İnsan bunu geç fark ediyor.
          	
          	Ne garip.. Bir zamanlar dünyaya karşı kurulmuş küçücük bir sığınak vardı. Şimdi aynı dünya yerli yerinde duruyor ama sığınacak hiçbir yer kalmamış gibi. Gürültü hiç eksilmiyor, sessizlik ise her geçen gün biraz daha büyüyor.
          	
          	Kimse bilmiyor; bazı vedalar öfkeyle bitmez. Ne kırılan bir bardak vardır ortada ne de söylenmiş ağır sözler. Sadece bir gün, iki insan aynı hikâyenin farklı sayfalarında yaşamaya başlar. İşte en acısı da budur. Çünkü suçlayacak kimseyi bulamazsın. Acı, sahibini aramaz; gelip kalbinin en sessiz yerine yerleşir.
          	
          	Belki yıllar sonra birbirimizi hatırlamayacağız. Sesler değişecek, yollar değişecek, hayat bizi bambaşka insanlara dönüştürecek. Ama insanın içinde yalnızca bir kez yaşanan bazı mevsimler vardır; ne kadar zaman geçerse geçsin takvimden silinmezler.
          	
          	Ben artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmasını istemiyorum. Çünkü biliyorum; aynı yerlere dönülse bile aynı insanlar olunmuyor. Sadece bazen, gecenin en sessiz saatinde, gökyüzüne bakınca insanın içine tarifsiz bir tanıdıklık çöküyor. O an anlıyorum ki bazı insanlar gitmiyor aslında. Sadece bir ömrün en güzel cümlesi olarak yarım kalıyorlar.
          	
          	Ve bazı hikâyeler mutlu sonla bitmediği için değil, bittikten sonra bile insanın içinde yaşamaya devam ettiği için unutulmuyor.

cxgaretteaftermin

Gunaydinn jojuk

minvryx

@cxgaretteaftermin öyledir akşamları severim
Reply

cxgaretteaftermin

Aksamin havasi bi baska
Reply

cxgaretteaftermin

cxgaretteaftermin

Boyle olmasi cok iyi zaten arkadaslarinin yaninda cocuklasmak cok harika
Reply

painttownblue

cnm uyanik misin cnm

minvryx

@painttownblue belki yarın evde kaldım yazarım sanaa
Reply

minvryx

@painttownblue tatil günümde oynarız yavru işden geç geliyorum
Reply

painttownblue

iyi misin kardesim

painttownblue

KAFAN DAGİLİR BROM ADA İSE KENDİNİ
Reply

minvryx

@painttownblue kendimi işe adadım, hep iyi ol
Reply

minvryx

Bazı insanlar giderken kapıyı kapatmaz. Sessizce çekilirler hayattan; geride ne bir veda bırakırlar ne de geri dönebilecekleri bir yol. Sonra insan, en çok da o kapanmamış kapının önünde bekler. Belki gelir diye değil... Bir zamanlar gerçekten var olduğuna kendini yeniden inandırabilmek için.
          
          Zaman, unutturacağına söz verdiği her şeyi önce derinleştiriyor. Bir bakıyorsun, adını anmıyorsun ama bütün cümlelerin aynı kişiye çıkıyor. Bir bakıyorsun, yüzünü hatırlamaya çalışmıyorsun ama gördüğün her gökyüzü aynı eksikliği omuzlarına bırakıyor.
          
          Sevgi bazen birlikte kalabilmek değilmiş. Bazen yalnızca birinin hayatına dokunup, ömrünün geri kalanında onun yokluğuyla yaşamayı öğrenmekmiş. İnsan bunu geç fark ediyor.
          
          Ne garip.. Bir zamanlar dünyaya karşı kurulmuş küçücük bir sığınak vardı. Şimdi aynı dünya yerli yerinde duruyor ama sığınacak hiçbir yer kalmamış gibi. Gürültü hiç eksilmiyor, sessizlik ise her geçen gün biraz daha büyüyor.
          
          Kimse bilmiyor; bazı vedalar öfkeyle bitmez. Ne kırılan bir bardak vardır ortada ne de söylenmiş ağır sözler. Sadece bir gün, iki insan aynı hikâyenin farklı sayfalarında yaşamaya başlar. İşte en acısı da budur. Çünkü suçlayacak kimseyi bulamazsın. Acı, sahibini aramaz; gelip kalbinin en sessiz yerine yerleşir.
          
          Belki yıllar sonra birbirimizi hatırlamayacağız. Sesler değişecek, yollar değişecek, hayat bizi bambaşka insanlara dönüştürecek. Ama insanın içinde yalnızca bir kez yaşanan bazı mevsimler vardır; ne kadar zaman geçerse geçsin takvimden silinmezler.
          
          Ben artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmasını istemiyorum. Çünkü biliyorum; aynı yerlere dönülse bile aynı insanlar olunmuyor. Sadece bazen, gecenin en sessiz saatinde, gökyüzüne bakınca insanın içine tarifsiz bir tanıdıklık çöküyor. O an anlıyorum ki bazı insanlar gitmiyor aslında. Sadece bir ömrün en güzel cümlesi olarak yarım kalıyorlar.
          
          Ve bazı hikâyeler mutlu sonla bitmediği için değil, bittikten sonra bile insanın içinde yaşamaya devam ettiği için unutulmuyor.