moncotenoir
Lumina sen hep kalbimde bir yerlerde kalacaksın.
moncotenoir
Ben seni çok sevdim, Taehyung. Her şeyden, herkesten çok. Yazılmış bütün efsanelerden, destanlardan bile çok. Patroklos'un Achilles'i, Anthony'nin Kleopatra'yı sevdiğinden bile çok.
Mektuplarda bunu söyleme şansı elde
edemedim, yanlış anlayacağından korktum.
Ama artık korkacak hiçbir şeyim yok. Ölüyorum, ötesi yok.
Ve her şey için çok özür dilerim.
Affetmeyeceğini biliyorum. Affedilir olmadığını biliyorum ama yine de, çok, çok üzgünüm.
Umarım bir gün, en azından bir kez de olsa mezarımı ziyaret edersin. Senden tek isteğim bu.
İçinden gelmeyecekse zorunda değilsin.
Ben gelmesini umabilirim ancak.
Son olarak, yüzüğü hiç çıkarmadığımı söylemek istiyorum, Taehyung. Bir kez bile. Kolum kırılıp alçıya alındığında, hastalıktan elli iki kiloya indiğim ve parmağımdan kaymaya başladığında bile.
Asla.
Çünkü sana bir söz verdim. O sözü ölene dek tutacağımı söyledim.
Tuttum da.
Seni son nefesine kadar sevmeye devam eden,
Jungkook.
moncotenoir
Yazar notunu da eklemek istiyorum…
“Jungkook'un sondaki krizi boyunca en çok düşündüğü şey 'aldatıldım,' değildi. 'Beni seçmeyeceğini biliyordum,' ve 'hiçbir zaman yeterli olamadım.'dı."
- Cockeye’s Song
•
Reply
moncotenoir
"Hiç artık gerçekleşmesinin mümkün
olmadığını düşündüğün bir hayalin var mı?"
Sen vardın, diyemedi fakat aklına gelen tek şey buydu.
"Sanırım hayır,"
"Peki senin?"
"Bir kız çocuğu."
"Belki," derken boğazını temizleyip sigarasını
söndürdü. "Bir gün olur. Kızın yani."
"Jungkook.." Taehyung'un sesindeki o acıma
dolu tondan nefret ederdi Jungkook. Muhattabı olmayı hiç istemezdi.
"Öyle demek istemedim," Fısıltısı sakindi.
"Sadece.. bir hayal işte."
"Benimle birlikte olduğun sürece asla
gerçekleştiremeyeceğin bir hayal." Jungkook kendine hakim olamadan kelimeler
dudaklarından döküldü.
"Senin için vazgeçtiğim onlarca hayalden
yalnızca birisi, Jungkook." diye düzeltti Taehyung. "Üzerine düşünme bu kadar."
moncotenoir
Taehyung gibi keşkelere sığınmak istemiyorum ama, keşke seni herkese okutabilecek gücüm olsaydı.
https://www.wattpad.com/story/232729338?utm_source=ios&utm_medium=postToProfile&utm_content=share_reading&wp_page=library&wp_uname=moncotenoir
moncotenoir
Umarım bir gün, başka bir hayatta, bambaşka şartlar altında yeniden karşılaşır, tanışırız Jungkook. Bunu her şeyden çok isterim. Çünkü biliyorum ki, nerede, ne zaman karşılaşırsak karşılaşalım, bambaşka
bedenlerde, bambaşka hayatlarda olsak bile seni tanırım. Ruhum ruhunu tanır, aynısının senin için de geçerli olduğunu biliyorum. Ve belki bu sefer mutlu sonla biten bir hikayemiz olur, mutlu sonla bitmeyecekse bile, senin mutlu olduğun bir hikayemiz olur.
Tek dileğim bu.
Sevgiler, Taehyung.
•
Reply
moncotenoir
" Bu elleri artık bırakamazsın derken ciddiydim.." deyip bir elini yanağımdan yavaşça hareket ettirip saçlarımın arasına koymuştu.
" Kaçamazsın.."
"Saklanamazsın.."
"Bir yere gidemezsin."
" Buna artık izin vermeyeceğimi bilmelisin Taehyung.."
-Save Me
moncotenoir
"İncil'in ilk emri, sev."
"Tanrı'm, sevmemi emrediyor. Oysa ben bu hisse yabancı büyümüş bir gencim. Öyle ki... Sarılmanın ne demek olduğuna, iki bedenin şefkatle, saf bir istekle birbirine tutunuşuna yabancıyım."
"Hatırlayacağım, hissedeceğim ilk sarılmayı istiyorum sizden. Tanrı'mın ne söylediğini umursamadığınızı biliyorum. Buna rağmen... Sevin. Lütfen, beni sevin. Size karşılık vereceğim,"
-Sinner
moncotenoir
"Eğer bu yaralar, kendi ellerinin eseriyse, Tanrı'nla aramda sonu gelmeyecek bir kavga başlatırım Jeongguk."
•
Reply
moncotenoir
"Tanrı'na bir dahaki buluşmanızda söyle; bir dinsizin, O'nun ilk emrine, seve seve itaat edeceğini söyle."
•
Reply
moncotenoir
"Sonumu getirsin tenin, kokun sürsün beni vatanımdan..."
-Sinner
moncotenoir
"Yarın gece, Livonya Gölü'nde bekleyeceğim seni. Artık kavuş bana, Jeongguk. Tüm varlığınla, tüm erkekliğinle, tüm şehvetinle... Yarın. Yarın gece, küçüğüm. Kavuş bana,"
•
Reply
moncotenoir
"Küçüğünüz de, izin verirseniz eğer, dudaklarınızdan... Dudaklarınızdan öpüyor,"
•
Reply
moncotenoir
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş kurşun olamaz mı?
-Victor Hugo