morteayn

eskileri özlüyorum.

morteayn

bak, yine iyiyim bir şey yok dediğim bir sabahın gecesindeyim. dişlerimi sıka sıka, titriye titriye günün doğumunu bekliyorum. tüm ışıklar kapandı. yastığın iki yüzü de ıslak. ben yine o yıkımın altındayım. beynimin içinde onlarca şey dönüyor. bunları tarif edemem ama çok acıtıyorlar. ellerimin o kadar titriyor ki çakmağı bile yakamıyorum. ama sen iyiyim diye bil canımın içi. iyiyim. bilirsin benim ellerim hep titrer.

morteayn

“biliyor musun?” dedi. “şu an çok üzgünüm. hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum. bağıra bağıra, kafamı şu demirlere vura vura ama bunları yapacak kadar kendimden geçmeyeceğimi de biliyorum. o kadar üzgünüm mi ağlamayacak bir haldeyim. o kadar mutsuzum ki dondum.”