1)Selamss, Tuba ben. Hayatımda bir sürü insan geçti, bir sürü sınava girdim dusuk not aldim, yüksek not aldim, kilo aldım, kilo verdim. Strese, depresyona girdim. Tansiyonum düştü, panik atak geçirdim, anksiyete atagi geçirdim. Tabi öyle deniyor ama resmi bi doğruluğu varmıdır bilmiyorum. Yani anksiyetem var. Kısacası stres ve düşünmek beni ele geçirmiş durumda. Ayriyetten duygusal bir insan olunca da vay halime. Aslında küçükken böyle şeyler yaşayan birisi değildim. Aile büyüklerim benim hep sakin, mutlu ve neşeli biri olduğumdan bahsederdi. Aslında hala öyleyimdir, ama dışardan görüneni bu. İçime attıklarımı kimse görmediğinden sadece insanlar mutlu yanımı görüyor. İnsan her zaman üzüldüğü için ağlamaz. Sinir, stres gibi faktörlerde insanların ağlamasında, duygusallaşmasında etkili. Bende çoğunlukla bunu yaşıyorum. O yüzden yaşadığım en küçük olayla başa çıkamıyorum. Evet, üzüldüğüm için ağladığım çok oldu. Ama sinirden ağlamam buna baskın gelir. Örneğin çok değer verdiğim bir kız vardı ve onun için önemsizdim. Ona ne kadar yakınlaşmaya çalışsam da bana yanaşmadı. Halbuki en yakın arkadaşlardık. Ama o beni öyle görmüyormuş. O zamanlar tuvalete gider tek başıma ağlardım kimseye de haber etmezdim. Mesela bu ağlamamda ikisi de kendini gösteriyordu. Ben ona çok değer vermiştim o niye böyle yaptı gibi. Boş insanlara fazla değer verip benimle iletişimi kesince ortada kalıyordum. Ve o kişiye verdiğim değerin karşılığı bu muydu? diye düşünüp duruyordum. Tekrardan söylüyorum. Ağlak bir insan değilim. Çevremdekiler buna sebep oluyor. Ne olursa olsun her grubumda dışlandım mesela. İnsanlar sadece bana bir şey olduğunda benim varlığımdan haberdar oluyorlardı. En nefret ettiğim şey ise sıcak soğuk. Eğer sıcaksan sıcak davran, soğuksan soğuk davran. En azından ne yapacağımı bileyim. Belirsiz insanlardan, belirsizlikten nefret ederim. Kafam karışıyo 50 duyguyu beraber yaşıyorum. Artık insanları kendi haline bırakıcam. Ne yapmak istersem onu yapıcam.