biz o kadınlardan değiliz, füsun. bizim ellerimiz yaralıdır, kanlıdır; tutulmaz. gözlerimiz yağmurludur hep, kolay kolay bakılmaz. saçlarımız... saçlarımız, füsun, kısacıktır. o kadar kısadır ki, füsun, okşanmaz. bizim adımız şiirlerde geçmez, çiçeklere konulmaz. bizim adımızı kimse bilmez, füsun. en sevdiğimiz türküyü, şairi, rengi, çiçeği ve daha fazlasını bilmezler, füsun. neden biliyor musun, füsun? çünkü bizim sırtımızdaki kambur, ellerimizdeki kanlar, gözlerimizdeki yaşlar bizi soyutlaştırır. herkes kaldırımda yürürken biz yolun ortasında yürürüz. herkes yağmurdan kaçarken biz geçer, bir köşeye otururuz. bizim sesimiz de pek duyulmaz, füsun. ne çığlıklar attık, ne ağıtlar yaktık. o balkonda kimleydik, füsun? yalnızdık. sisli bir geceden, gözyaşlarına boğulmuş bir banktan sesleniyorum. biz o kadınlardan değiliz, füsun'um.