n4penthe

leylâ, solmuş çiçekler büyümez, biliyorsun.

Estrella28__

Ölüyorum esoş

n4penthe

heeeee HQHSHQHHZQJSGQHGSHQGGQ @Estrella28__ 
Reply

Estrella28__

@ Estrella28__  ölüyorum
Reply

Estrella28__

@ Estrella28__  düğün dönüşü
Reply

n4penthe

papatyalar farklıdır bayım. seviyor sevmiyor diye kopartılacak kadar cesaretli ama kopartıldıktan sonra bütün ihtişamını ve güzelliğini kaybedecek kadar narindirler. ve bir de papatya seven kadınlar vardır. onlar sizi sevecek kadar cesaretlidir bayım fakat kırıldıklarında paramparça olup toparlanamayacak kadar narin. bir kadının sevdiği müziği ve çiçeği iyi bilmelisiniz. sevdiği müzikle duygularını, sevdiği çiçekle kendini yansıtır bir kadın.. hele bir de o kadın papatya seviyorsa oturun ve düşünün, bayım. o kadını nasıl daha güzel sevebilirim diye düşünün. aşkı için narinliğini ve kırılganlığını bir yana bırakıp bir şeyler kanıtlamaya çalışırcasına, seviyor sevmiyor diye kopartılıp atılan bir çiçek. daha ne kadar zor ve ihtişamlı olabilir ki bir sevgi? daha ne kadar huzur verir, sevilene? eğer böyle bir kadın tarafından seviliyorsanız değerini bilin. çünkü kalmadı o kadınlardan artık. çiçeğin fiyatına değil, anlamına; müziğin popülerliğine değil, melodisine ve sözlerine bakan bir kadın varsa hayatınızda o kadını incitmek yerine sahiplenin. 

n4penthe

siz, sadece nasıl ve hangi müzikle armağan edeceğinizi düşünün.
Reply

n4penthe

benden size bir tavsiye, bayım; sadece bir papatya bile mutlu edebilir kadınları
Reply

n4penthe

n4penthe

biz o kadınlardan değiliz, füsun. bizim ellerimiz yaralıdır, kanlıdır; tutulmaz. gözlerimiz yağmurludur hep, kolay kolay bakılmaz. saçlarımız... saçlarımız, füsun, kısacıktır. o kadar kısadır ki, füsun, okşanmaz. bizim adımız şiirlerde geçmez, çiçeklere konulmaz. bizim adımızı kimse bilmez, füsun. en sevdiğimiz türküyü, şairi, rengi, çiçeği ve daha fazlasını bilmezler, füsun. neden biliyor musun, füsun? çünkü bizim sırtımızdaki kambur, ellerimizdeki kanlar, gözlerimizdeki yaşlar bizi soyutlaştırır. herkes kaldırımda yürürken biz yolun ortasında yürürüz. herkes yağmurdan kaçarken biz geçer, bir köşeye otururuz. bizim sesimiz de pek duyulmaz, füsun. ne çığlıklar attık, ne ağıtlar yaktık. o balkonda kimleydik, füsun? yalnızdık. sisli bir geceden, gözyaşlarına boğulmuş bir banktan sesleniyorum. biz o kadınlardan değiliz, füsun'um. 
Reply