Patlayan silah sesi hatıralarımda o kadar canlı ki her gece tekrar ve tekrar duyuyorum kulaklarımda. Annemin en sevdiği, bir açık artırmadan zorla babama aldırdığı pahalı tablosuna sıçramıştı bütün kan. Tek bir kurşun. Şakağından. Gözlerimin içine baktı ve tek bir söz bile söylemeden öylece kafasına sıktı. Sanki dünya harcayacağı tek bir kelimeye bile değmezmiş gibi. Sanki ben bir vedayı bile hak etmiyormuşum gibi.
İlk kez kim olduğumu unuttuğum gün, günlerden neydi bilmiyorum. En son kim olduğumu tam anlamıyla hatırladığım gün, günlerden neydi bilmiyorum. Bir gün kendimle vedalaştım ve bunu fark etmedim bile. Muhtemelen günlerden pazartesiydi, salı da olabilir. Bilmiyorum.
Tanıdan önce miydi, yoksa sonra mıydı onu da hatırlamıyorum. Ne sebep oldu bilmiyorum.
Babamın ölümünden önce miydi, sonra mıydı, hatırlamıyorum.
Aradan kaç sene geçti, bilmiyorum.'