Aslında yeni kitabımın ana karakterini oluştururken okur kitlesine dayatılan "güçlü kadın" imajının aksine; bir kadının güçlü olması için, yirmilerinde ya da ondan da genç olmasına, aşırı derecede cesur ve güçlü olmasına, bencil olmasına, acımasız olmasına veya bir erkek tarafından deli gibi sevilmesine ihtiyaç olmadığını göstermek istedim. Bir kadının güçlü olması için bunların hiçbirine ihtiyacı yok. Bir kadına ufak bir kıvılcım verirvesiniz, nasıl bir insan olursa olsun azimle o kıvılcımı Dünya'yı yakacak bir hâle getirebilir.
Size karakterin yapısını anlayabilmeniz için birinci bölümden bir kesit;
"O an, kollarımın ve bacaklarımın ağırlığı bana çok geldi, bir külçeye bağlanmış gibiydi tüm uzuvlarım. Bilgisayarda görünen yorumlar ve ekibin bakışları önemli değildi. Tüm sesler sustu ve düşüncelerim, asıl konuşması gerekenler konuşmaya başladı.
Ya arıza olursa? Ya teknik bir problem çıkarsa, o zaman ne yaparım? Ya moleküllerime ayrılırsam? Ya makine ışık hızında giderken ben gidemezsem? Ya yanlış bir zamana gidip hastalıktan falan ölürsem? Ya da yanlış bir yere, mesela okyanusa gidersem? Yüzme biliyorum fakat ya orada vahşi deniz canlıları varsa ve benim gidebileceğim bir ada yoksa? Ya da varsa ama adada açlıktan ölürsem? Bilmediğim bir zamanda bilmediğim bir yerde ne yaparım? Nasıl yaşarım? Ya da mesela çok büyük bir hata yapıp tarihin akışını bozarsam ve bu hata milyarlarca insanın hayatına mal olursa? Bu azap ile nasıl yaşarım? İntihar falan ederim herhalde!"