neclest

beni geçmişte bir yerlere götürüp bıraksalar ve bıraktıkları yer sys ya da lotus yazdığım dönemler olsa... belki de onları tamamlardım, yarım bırakmazdım. belki hesabımı kapatıp kaçmazdım. belki lotusu paramparça edip sp içine katmazdım. belki, belki, belki. 

neclest

çok uzun zaman önce, zihnimde onlarca kapı bulduğumda ve o kapılar arasında gezinip durmaya başladığımda biliyordum, zihnimdeki kaos bitmek bilmeyecekti. 
Reply

neclest

ama ne zamanı geri alabiliyoruz ne de binlerce belkinin arasında sağlıklı kalabiliyoruz. 
Reply

neclest

beni geçmişte bir yerlere götürüp bıraksalar ve bıraktıkları yer sys ya da lotus yazdığım dönemler olsa... belki de onları tamamlardım, yarım bırakmazdım. belki hesabımı kapatıp kaçmazdım. belki lotusu paramparça edip sp içine katmazdım. belki, belki, belki. 

neclest

çok uzun zaman önce, zihnimde onlarca kapı bulduğumda ve o kapılar arasında gezinip durmaya başladığımda biliyordum, zihnimdeki kaos bitmek bilmeyecekti. 
Reply

neclest

ama ne zamanı geri alabiliyoruz ne de binlerce belkinin arasında sağlıklı kalabiliyoruz. 
Reply

neclest

küllerin içinde biri, yanıyor deli gözleri. taşa döndü gövdeleri, intikamın yüreğinde yara, Medusa. saçının binlerce teli yılanların acı dili, hem ifritsin hem de peri, lanetin gecelerinde yara, Medusa. 

neclest

bir şarkı söyledim sana, beni duyamayacağını bile bile. buz gibi ellerine uzanmaya çalıştım defalarca, belki ısıtırım, belki yaşatırım diye. ara sıra baktım sana, eski fotoğraflara; yana yana, kanaya kanaya. öleceğimi bile bile. ben, belki de sevdim seni; ara sıra değil, temelli, sürekli, kendimi bildim bileli; beni öldüreceğini bile bile.

neclest

sonra bir mektup yazdım sana sayfalarca. o mektubu sana veremeyeceğimi, yakacağımı bile bile.
Reply