eve dönmenin evi terk etmekten daha zor olduğu vakitlerde sana gelmek ihtiyacının bıraktığı mağduriyeti ve mağlubiyeti omzumun kaldıramadığını bil isterim. şu dünyada bu omuzlarıma bırakılan bizden büyük yükü nasıl taşıyamadığımı, sırtımın kamburu ile her sokak ortasında nasıl çöktüğümü bil isterim. sokak sokak seni aradığımı, bulsam dahi sana gelen ayaklarıma veda ettiğimi, sana gelen yolların sen tarafından mayınlarla döşeli olduğu gerçeğinin zihnimde kaç hücreyi infilak ettirdiğini bil isterim. nolur bil, hisset anla. sana hiç bu kadar çok gelmek istemedim. hastanelerde koşarken çıkıp senin kapında köpek gibi sana yalvarmak istediğimi bil isterim. bak, senin uyuduğun vakitler bir bankta seni unutmayı dilerken dahi sana kıyamayışımı bil. bütün anıları unut, bu saydıklarımı bilme ama gülüşünün, hâlâ bir yerlerde güldüğün avutusunun sırtıma dağ, acıma su olduğunu bil. seni daima hep.