newyorknotes

hatırlasan iyi olur. çiçekler biz uyurken büyür. sokağın ortasında bağıran kadının kalbi çok kırılmıştır. bir bakış bazen göğsünde delik olur. ama çok yorulmuşsundur, ama o tepeyi tırmanman gerekir, kimse söylemese de bilirsin yüzün değişmiştir. bazen sen dümdüz gidersin ama yol düz değildir. döndüğün, döndüğün, döndüğün. o şiiri kimse senin gibi okuyamamıştır. o şiir senindir. şiir kalbindir senin kimse okuyamamıştır. bu yol düz değildir. sen düz gidersin ama bak bu yol, hatırlasan iyi olur.

newyorknotes

hatırlasan iyi olur. çiçekler biz uyurken büyür. sokağın ortasında bağıran kadının kalbi çok kırılmıştır. bir bakış bazen göğsünde delik olur. ama çok yorulmuşsundur, ama o tepeyi tırmanman gerekir, kimse söylemese de bilirsin yüzün değişmiştir. bazen sen dümdüz gidersin ama yol düz değildir. döndüğün, döndüğün, döndüğün. o şiiri kimse senin gibi okuyamamıştır. o şiir senindir. şiir kalbindir senin kimse okuyamamıştır. bu yol düz değildir. sen düz gidersin ama bak bu yol, hatırlasan iyi olur.

newyorknotes

insanı insan yapan evdir. hayır, dinle. dört duvar ve bir çatı değil. ayrılırken içinin yandığı, dönüş yolunda kavuşmanın heyecanını hiç bastıramadığın bir histir ev. bir vazodur belki. çatlamış, eski püskü ama masanın baş köşesindedir hep. yahut bir çift göz, en güzelinden. insan, döneceği bir yeri olduğu kadar vardır bu hayatta. şayet yoksa savrulur durur. eğri büğrü evler inşa eder kendine, en azından uyumak için. ve o eğri büğrü evlerde de gerçek bir evin rüyasını görür geceler boyunca. ne acı.