insanı insan yapan evdir. hayır, dinle. dört duvar ve bir çatı değil. ayrılırken içinin yandığı, dönüş yolunda kavuşmanın heyecanını hiç bastıramadığın bir histir ev. bir vazodur belki. çatlamış, eski püskü ama masanın baş köşesindedir hep. yahut bir çift göz, en güzelinden. insan, döneceği bir yeri olduğu kadar vardır bu hayatta. şayet yoksa savrulur durur. eğri büğrü evler inşa eder kendine, en azından uyumak için. ve o eğri büğrü evlerde de gerçek bir evin rüyasını görür geceler boyunca. ne acı.