niluferalkan

“Bizden önce kanla yaşayanlar vardı. İnsanları ve hayvanları avlıyor, kanlarını içerek hayatta kalıyorlardı. Bunu reddedenler ölüyordu. Onlara üçüncü bir yol verdim. Bedenlerini kanla hayatta tutmak yerine bilinçlerini ölümün sırasından çıkardılar.” 
          	
          	Marguerite’in gözleri iyice küçüldü ve sesi kısılarak sordu. “Bu ölümsüzlük mü?” Orven hemen cevap vermedi. Sözcük yanlış değildi. İnsanlar onu yüzyıllardır kendi ölümlerinin karşısına koydukları en çekici vaatlerden biri olarak kullanmışlardı. Ölümsüzlük, sonu olmamak, sevilenlerden ayrılmamak. Hastalığa, bedenin çürümesine ve zamana boyun eğmemek. Kelimenin içinde uzaktan bakıldığında bir armağan gibi görünen her şey vardı. 
          	
          	İnsanlar her bedene gelişi aynı sanmış ve hepsine birbirine benzeyen adlar vermişti. Oysa bir ruhun öğrenmek zorunda olduğu için dünyaya dönmesiyle, artık dönmek zorunda olmadığı hâlde geri gelmeyi seçmesi aynı şey değildi. Orven ise onun arka yüzünde olanları çok biliyordu. Aynı ölümleri tekrar tekrar hatırlamanın, yüzler değişirken hafızanın kalmasının, dünyanın bağlandığın her şeyi senden almasına rağmen sana son vermemesinin ne demek olduğunu biliyordu. İnsanlar sonsuzluğu zamanın kendilerine verdiği daha büyük bir hayat sanıyordu. Orven için sonsuzluk, zamanın gitmesine izin verip kendisini geride bırakmasıydı. “Sürgün,” dedi.
          	
          	https://www.wattpad.com/story/414174279

niluferalkan

“Bizden önce kanla yaşayanlar vardı. İnsanları ve hayvanları avlıyor, kanlarını içerek hayatta kalıyorlardı. Bunu reddedenler ölüyordu. Onlara üçüncü bir yol verdim. Bedenlerini kanla hayatta tutmak yerine bilinçlerini ölümün sırasından çıkardılar.” 
          
          Marguerite’in gözleri iyice küçüldü ve sesi kısılarak sordu. “Bu ölümsüzlük mü?” Orven hemen cevap vermedi. Sözcük yanlış değildi. İnsanlar onu yüzyıllardır kendi ölümlerinin karşısına koydukları en çekici vaatlerden biri olarak kullanmışlardı. Ölümsüzlük, sonu olmamak, sevilenlerden ayrılmamak. Hastalığa, bedenin çürümesine ve zamana boyun eğmemek. Kelimenin içinde uzaktan bakıldığında bir armağan gibi görünen her şey vardı. 
          
          İnsanlar her bedene gelişi aynı sanmış ve hepsine birbirine benzeyen adlar vermişti. Oysa bir ruhun öğrenmek zorunda olduğu için dünyaya dönmesiyle, artık dönmek zorunda olmadığı hâlde geri gelmeyi seçmesi aynı şey değildi. Orven ise onun arka yüzünde olanları çok biliyordu. Aynı ölümleri tekrar tekrar hatırlamanın, yüzler değişirken hafızanın kalmasının, dünyanın bağlandığın her şeyi senden almasına rağmen sana son vermemesinin ne demek olduğunu biliyordu. İnsanlar sonsuzluğu zamanın kendilerine verdiği daha büyük bir hayat sanıyordu. Orven için sonsuzluk, zamanın gitmesine izin verip kendisini geride bırakmasıydı. “Sürgün,” dedi.
          
          https://www.wattpad.com/story/414174279

niluferalkan

Ama sen ölmedin.
          
          Sen yoksun. Hiçbir çağda doğmamış, hiçbir toprağa basmamış, hiçbir bedende nefes almamış gibi yoksun. Seni arayabileceğim bir yer, varlığının değdiği bir zaman, sesinin yankılandığı bir boşluk bırakmadılar. Ölümün bile senden daha merhametli olduğunu bana gösterdiler.
          
          Beni son kez konuşurken duyan ölümlülerin hiçbiri artık hayatta değil. Doğdular, büyüdüler, sevdiler, çocuklarını kucakladılar, yaşlandılar ve öldüler. Ben tek kelime etmedim.
          
          https://www.wattpad.com/story/414174279

niluferalkan