nylarien

YENİ BÖLÜM YAZILMAYA BAŞLANDI!
          	
          	
          	Yavuz ailesinin sağ kalan ferdi...
          	5. yaşından itibaren büyümeyi bırakan o küçük kız.
          	Ailesini katleden uğursuz piç.
          	
          	Bir sürü şey denebilirdi o küçük kıza ama o kız kendine ısrarla "yaşa" diyordu. 
          	
          	Sanıldığından daha derindi yaram. Uğursuzluk kadar basit değildi yaşanılanlar.  
          	
          	Öfkeni diri tut, yaşa. Yaşa ki Mehir dökülen onca kanın sahibi yüzüne tükürmesin. Hepsinden intikam al. Akacak tek damla kanları kalmayana kadar.
          	
          	Bu cümlelerden ibaretti yaşama tutunmak. 
          	

nylarien

YENİ BÖLÜM YAZILMAYA BAŞLANDI!
          
          
          Yavuz ailesinin sağ kalan ferdi...
          5. yaşından itibaren büyümeyi bırakan o küçük kız.
          Ailesini katleden uğursuz piç.
          
          Bir sürü şey denebilirdi o küçük kıza ama o kız kendine ısrarla "yaşa" diyordu. 
          
          Sanıldığından daha derindi yaram. Uğursuzluk kadar basit değildi yaşanılanlar.  
          
          Öfkeni diri tut, yaşa. Yaşa ki Mehir dökülen onca kanın sahibi yüzüne tükürmesin. Hepsinden intikam al. Akacak tek damla kanları kalmayana kadar.
          
          Bu cümlelerden ibaretti yaşama tutunmak. 
          

nylarien

Mehir'den Bir Notunuz Var! 
          
          Yüreğim orta yerinde koca bir yangın vardı. Belki korkuydu ilk kıvılcım;  belki de nefret. Adına siz ne derseniz. 
          
          Uzak bir gelecekte benden bana bir şey kalmayacağına dair bir his vardı.
          
           Sanki daha önce hiç varolmamışım gibi...öylece akıp gidecek zaman.
          
          Elde avuçta ne varsa o yangında can verecek...
          
          Nedendir bilinmez en çok da bu anlardan hoşlanıyordum. Kainatta ki barlığımı sorguladığım anlar, yaşadığımı hissettiğim o kısa zamanlardı. 
          
          Belki iyi? Belki de kötü. Ama bir tavsiye vereyim mi? Siz, siz olun varlığınızı sorgulayacak hale gelmeden kaçıp gidin size zarar veren her şeyden. 
          
          Nefretin esiri olmayın. Savaşmayın. Kanından olan her zaman canın olamaz.  
          
          Can olacak kandaş yaralarının sahibi olamaz. Unutma.
          
          Sana zarar veren kanın dahi olsa, gitmeyi bileceksin. Çünkü bazen gitmek; kendine verdiğin en büyük ödül olur.
          
          Kayıplar yaşanır. Evet. Ama benliğini kurtarırsın.
          
          İşte bu öyle bir şey ki kazanırken kaybediyoruz ama aslında kayıplarımız dahi bir kazanç...
          
          Söylemek istediğim tonlarca şey var ama...bu seferlik kısa keseceğim.
          
          Kader karşınıza değerinizi bilecek insanlar çıkarsın. 
          
          Ben Mehir Yavuz.
          
          Hayır sil.
          
          Umut'un Mehir'i. 
          
          Yaşamayı çok seven Mehir.
          

nylarien

8. sınıf öğrencisi…
             Kalem tutması gereken eller, silah tutmuş.
          
          Okul dediğin yer güven olmalıydı.
          Ama bugün gelin görün ki, ölüler ve yaralılar var.
          
          Bu bir “anlık delilik” değil.
          Bu, göz göre göre gelen bir zincir:
          İhmal, denetimsizlik, görmezden gelinen sinyaller…
          
          İçlerinden biri 19 yaşında, diğeri daha çocuk.
          Silah? Babasının.
          
          Şimdi durup gerçekten düşünün:
          Çocuklarınızı her sabah gönderdiğiniz yer ne kadar güvenli?
          
          Bir güvenlik görevlisi, tek başına silahlı birine karşı ne yapabilir?
          Bu mesele “kapıya birini koyduk” meselesi değil.
          
          Bu mesele;
          önlem almak, görmek, ciddiye almak meselesi.
          
          Çünkü mesele sadece bir haber değil.
          Mesele, yarın kimin başına geleceği bilinmeyen bir gerçek.
          
          Ve en korkutucu soru şu:
          Gerçekten güvende miyiz?