olumehasret
Biri söylesin bana, bu ağrıyı ne dindirir?
olumehasret
Berkay senin amk olm.
olumehasret
Nereye gider bu aşk?
olumehasret
Bu şarkı bir haykırış... Bir öpücük, sıcak bir kış...
olumehasret
Seni korkmadan, utanmadan izlemeyi çok özledim.
olumehasret
Hayallerime boyum yetmiyor.
olumehasret
Bir tek üniversiteyi kazanmak kaldı, bu yıl onu yapacağım. Sonra boy uzatma ameliyatı olurum, ne yapalım yani.
•
Ответить
olumehasret
Gerçek anlamda bu arada. Modellik için kadınlarda en az 1.75 metre gerekli. Ben 1.70'im.
•
Ответить
olumehasret
Bir kağıda yazılmış eski bir şiirdim. Okusan kalbine işlerdim. Ama sen ısınmak için kağıdı şöminenede yakmayı seçtin.
olumehasret
Biz var ya... Şiir gibi olurduk senle. Gülüşmelerimiz, sohbetlerimiz, bakışmalarımız... Sessizliğimiz en güzel şiirden daha çok işlerdi kalplerimize. Ama olmadı. Çünkü sen şiir sevmezsin. Şiirin, duymasını bilenin kalbini nasıl yaktığını bilmezsin... Aslında belki de biliyorsundur, seni o kadar iyi tanıma şansına erişemedim doğrusu. Ama bilsen de bilmezlikten gelirdin sen. Utanırdın bildiklerinden, herkes gibi olmak isterdin, herkes gibi olmazsan dışlanacağını düşünürdün. Evet, belki de düşündüğün gibi olurdu. Ama herkes gibi olmasaydın belki herkesle birlikte olamazdın ama benimle olurdun. Yanında ben olurdum; kalbimde, aklımda, her an her zerremde senin adın yankılanırdı. Herkes bir ben etmezdi ama bir ben milyonlarca herkes ederdim. Sen bunu göremedin. Çünkü sen de herkes gibiydin. Hâlâ da öylesin.
olumehasret
Ve ne yazık ki öyle kalacaksın. Herkesler sürüsünün içinden biri ile birlikte olacaksın, sonra onun elinde yıllanacaksın... Ne yazık ki yıllandıkça gitgide lezzeti artan şey insan değil, şaraptır. Ama bu sadece senin tercihin. Bayatlamak, tamamen senin tercihin.
•
Ответить
olumehasret
Hayır, babam alkolik değil. Hayır, kumar da oynamaz... Hayır, hayır, hayır. Aklınıza gelebilecek hiçbir kötülüğü yapmaz.
Ama kızı ile arası asla iyi değildir. Kızını sözde çok sever. Ama tüm sinirini, hıncını ondan çıkartır. Dövmez, hayır. Ama küsüp çocuk gibi trip atar. Değersiz hissetmem için elinden geleni yapar. Yüzüme bile bakmaz. Konuşma çabalarımı görmezden gelir. Annemle dedikodumu yapar. En saygısız benimdir onlar için ama aslında onlar aşmıştır ilk önce benim saygı çizgimi. Karşı çıkıp bağırınca terbiyesiz ben olurum. Anne babaya bağırılır mıymış? Ne kadar saygısızmışım ben. Kendime çeki düzen vermeliymişim.
Benim kişisel alanıma her seferinde müdahale eden, onlar. Bunu normalleştiren, onlar. Benim adıma karar vermeye çalışan, onlar. Yapmak istemiyorum dediklerimi zorla yaptıran, onlar. Ama evet, ben kötüyüm. Ben terbiyesizim, saygısızım. Bencilim. Hmhm, aynen aynen.
Bunlarla uğraşmaktan gerçekten yoruldum.
Anne babanın beni dünyaya getirmiş olması, bana bakıyor olmaları onlara saygı duymam için yeterli bir sebep değil. Saygı hak edilir, doğuştan gelmez. Toplumdaki en büyük yanlışlardan biri bu. "Anne babaya, büyüklere saygı duyulmalıdır." ... Kimmiş ki o ya? Hayır, ne yapmış? Aynı evde, aynı odadayız belki de, ama bir kere yan yana olmamışız ki biz sizinle. Yanımda mıydınız ben aşık olduğumda, öğretmenden azar yediğimde, notlarım kötü olduğunda... Ağladığımda sen bir kere bana sarılmadın anne. Babamla kavga ettiğimde, haklı olduğumu biliyorken yine de bana sarılmadın, ağlamamın yalan olduğunu düşündün hep. Bu yüzden kendi ekonomik özgürlüğümü elime aldığımda, hiçbirinizi yanımda istemiyorum. Bir saniye bile görmek istemiyorum sizi. İyi şeyler yok mu yaşanan, var tabi. Ama yeterli değil. Sizin zihniyetiniz pis. Ve ben o pislikle kendi ruhumu kirletmek istemiyorum.