Kendinden çok beni düşünen bir kadındı... Onu güldürebildiğimde o kadar çok mutlu oluyordum ki... Ben küçükken bana bakmıştı, okula hazırlar ve saçlarımı tarardı. Kahvaltımı eliyle yaptırır, bal-kaymağı ekmeğe sürerdi. Onun sürdüğü ekmek daha lezzetli olurdu. Kendim sürdüğümde o kadar lezzetli gelmezdi.
Çok süslü, çok tatlı bir kadındı. Anne-babamdan sonra beni bu dünyada en çok seven kişi olduğuna eminim. Ben de onu çok seviyordum. "Yavruum" diye seslenişi kulağımda. Okşayını hâlâ hissediyorum sanki.Toprağın altında yalnız başına uyuyor şimdi... Gömülmeden önce yüzünü de gördüm. Sanki rahatlamıştı sonunda ruhu. O ölüm kokusunu unutamıyorum. Bütün akrabaların tek tek sarılıp teselli edişi... Canımın sürekli acıması... Eşyaları etrafımda, onun odasındayım. Su içtiği bardak bile duruyor... Herkes burada, onu seven herkes burada ama anneannem yok. Dışarıda, toprağın altında, uyuyor, hava soğuk... Onu sevmediğimi düşünüp dururdu, sürekli "Sen beni sevmiyor musun?" diye sorardı. "Öyle şey olur mu anneanne?" diyip dururdum. "Ben ölürsem ağlar mısınız?" diye sorardı, "Deme öyle şeyler anneanne..." derdim. Keşke söyleseydim: "Seni çok seviyorum anneanne...", "Sana bir şey olursa denizleri dolduracak kadar gözyaşı dökerim."... Deseydim, belki değerli hissederdi, mutlu olurdu. Son zamanlarda hep mutsuzdu... O kadar çok pişmanlığım var ki... Onu çok sevdiğimi söyleyemedim son kez... Onunla en son 2 ay önce konuşmuştum... Arayıp sorabilirdim... Yapmadım. Öyle çok kızıyorum ki kendime... Şimdi oturuyoruz onun evinde, koridorda bir sürü teyze yürüyor, bakıyorum onlara. Sanki anneannem hepsinin arkasından yavaş adımlarla yürüyüp gelecek ve yanıma oturacak gibi hissediyorum... Hiç gitmemiş gibi... İçeride bir sürü insan var, konuşuyorlar... Sanki anneannem de onlarla konuşuyor, onun sesini de duyuyorum. Annemin ve teyzelerimin ağlamaları ve feryatları... Annem bir arkadaşına sarılıp "Annem gitti, annesiz kaldım, yalnız kaldım ben..." diye ağladı... İçim gitti... Hâlâ da gidiyor...