onsekizincisokak

varlığı nasıl hissettirir unuttum fakat yokluğu müthiş acılar biriktiriyor.

onsekizincisokak

ağlamıştım. sağanak bir yağışta, bir dünya savaşında, ölümler çoğalınca hani her şey yoldan çıkmamış da yollar yıkılmış gibi olan o gün. kapında bitmiştim. hani elimde kalan son ışığı sana o zifirde getirmiştim. kapını açmıştın. her gün gelip de bana açılmayan ama tokmağını özenle temizleyip öptüğüm o kapını o gün açmıştın. hani ben eşiğine varmak uğruna kurşuna dizildiğim yollar aşmıştım o gün. vurulmuştum da ölmemiştim hani. hani sana gelmek yarama merhem, arkama koca bir ordu vermişti. hani beni o kadar ölümünün, savaşın içinde zırhı paslanmış bir kahraman gibi yapmıştı sana gelmek. kapını açmıştın. sen bana kapını açmıştın. eşiğine adım atmıştım hani. oldu bir şeyler. açmıştın ama o ev benim değildi. o evde senin ailen, saçlarını okşayan biri, huzuru tattığın biri vardı. kapı sanki beni iyileştirmek için değil de onca yolu aşarken aldığım yaralarla yaşamamı istememişsin de öldürmek için açılmış gibiydi. o evden çıktım, gelirken vurulmuştum, savaşlar vardı. bak o kapı kapanınca baharlar gelmiş, çiçekler yerini bulmuş, aşıklar buluşmuş ama ben ölmüştüm.

onsekizincisokak

eve dönmenin evi terk etmekten daha zor olduğu vakitlerde sana gelmek ihtiyacının bıraktığı mağduriyeti ve mağlubiyeti omzumun kaldıramadığını bil isterim. şu dünyada bu omuzlarıma bırakılan bizden büyük yükü nasıl taşıyamadığımı, sırtımın kamburu ile her sokak ortasında nasıl çöktüğümü bil isterim. sokak sokak seni aradığımı, bulsam dahi sana gelen ayaklarıma veda ettiğimi, sana gelen yolların sen tarafından mayınlarla döşeli olduğu gerçeğinin zihnimde kaç hücreyi infilak ettirdiğini bil isterim. nolur bil, hisset anla. sana hiç bu kadar çok gelmek istemedim. hastanelerde koşarken çıkıp senin kapında köpek gibi sana yalvarmak istediğimi bil isterim. bak, senin uyuduğun vakitler bir bankta seni unutmayı dilerken dahi sana kıyamayışımı bil. bütün anıları unut, bu saydıklarımı bilme ama gülüşünün, hâlâ bir yerlerde güldüğün avutusunun sırtıma dağ, acıma su olduğunu bil. seni daima hep.

onsekizincisokak

hâlâ çok sigara içiyor musun merak ediyorum. eskisi gibi az mı konuşuyorsun mesela? havalar soğudu kalın giyinmeyi sevmezsin biliyorum. güzel ellerini üşütme. çayına bir şeker atmayı bıraktın mı? beni soracak olursan eğer, yaşıyorum düşe kalka. sormazsın da. neyse. sigarayı azalttım. çayı şekersiz içiyorum. seni unutmak için de o yokuşu nefessiz kalana dek koşuyorum.

onsekizincisokak

bir gün tüm bu yazdıklarımı okuyacak olsaydın dudaklarına aceleyle sigaranı yerleştirip çakmak arayışına girerdin. sana iyi gelemeyeceğimi söylerken samimiydim.

onsekizincisokak

canavar kesin sevdiği kadını öldürür diyordum abi ne istediniz masum henry'imden ağlicam.
Reply

onsekizincisokak

aşırı şok geçirdim amına koyayım asla beklemiyordum.
Reply

onsekizincisokak

henry frankestein yüzünden öldü.......
Reply