parcalanmismektup

the lovely girl 

parcalanmismektup

Her şey insan için. İnsan bir kere bu cümleyi kurduğunda bir daha eskisi gibi olamıyor. Aldığı hiçbir darbe köklerinden sarsamıyor ya da hiçbir şey şaşırtmıyor. Öyle sanıyorsun. Her şey insan için,diye teselli edersen bir kere kendini bazı insanların böyle yaşayabildiğine ikna olmaya başlıyorsun. Sonrasında bir teselli değil  bir vazgeçiş olduğunu bile fark edemiyorsun. Bu, mücadeleyi kaybettiğine dair bir kabulleniş aslında. Göremiyorsun,öyle kabul ediyorsun. Savaşamıyorsun, yorgunsun.Susmuşsun, dinlememişler. Anlatmamış mısın yoksa onlar mı dinlemek istememişler?

parcalanmismektup

parcalanmismektup

Ve unutma, Minel. Beni unutma. Sana yalvarırım, beni artık unutma.
Reply

parcalanmismektup

Gül, Minel, gülümse. Hayatın bana öğrettiği en önemli sey, gülümsemenin en büyük hediye olduğuydu ve sen güldüğünde yüzündeki elmaslar daha fazla parlıyor; o elmaslar daha fazla parlasın diye gülümse. Gözyaşlarına izin vermem, gülümsemelerini engelleyeceğim anlamına gelmez. Bozuk olan tüm kalbimle dürüstçe dile getiriyorum: Sen gülümsediğinde ben daha iyi hissedecegim.
Reply

parcalanmismektup

Dans et, Minel, vazgeçme. Dans etmek seni bu hayatta canlı hissettiren tek uğraş, bunu çok iyi biliyorum. Son dans ettiginde biz seninle en özel anlarımızı paylaştık, benim bozuk olan kalbim ilk defa sanki bozuk değilmiş gibi attı, eksiklikler yoktu. Eğer dans etmeye devam edersen, benim kalbim bir yerlerde iyileşecek, bunu sen de hissedeceksin.
Reply