perizade

Gözümün nuru, mademki çağrın eski usule,Gönül kapım açıktır senin gibi güle.Bizde aşk öyle bir anda parlayıp sönmez,Yüreğe düşen bu yangın, bir daha ölmez.Elimi tutmadan önce ruhuma dokundun,Sen benim en güzel, en kutsal uykumdun.Ne her yol mübahtır bize, ne yalan sevdalar,Bizim göğümüzde sadece saf sadakat var.Plakta ince bir gül fikrimi sarsın varsın,Sen benim ömürlük, eskimeyen sevdamsın.Dokundum işte uykuna, her bir şiirine,Hiçbir yeni sevgiyi koymam senin yerine.

perizade

Gözümün nuru, mademki çağrın eski usule,Gönül kapım açıktır senin gibi güle.Bizde aşk öyle bir anda parlayıp sönmez,Yüreğe düşen bu yangın, bir daha ölmez.Elimi tutmadan önce ruhuma dokundun,Sen benim en güzel, en kutsal uykumdun.Ne her yol mübahtır bize, ne yalan sevdalar,Bizim göğümüzde sadece saf sadakat var.Plakta ince bir gül fikrimi sarsın varsın,Sen benim ömürlük, eskimeyen sevdamsın.Dokundum işte uykuna, her bir şiirine,Hiçbir yeni sevgiyi koymam senin yerine.

perizade

Bu gece son biraz sonra
          Bu kapıdan son kez çıkıp yine kendimi
          Vuracağım yollara
          Kimbilir kaç kere ıslanacak yüzüm
          Elimi tut düşman olma
          Ne olur parça parça olmasın içimiz
          
          Mutlu ol iyi bak kendine
          Ne olur gözüm arkada kalmasın
          Uzun uzun seneler var önünde
          Gün gelir sevgilim
          Acıya alışırsın 
          Bu gece son... 

perizade

Bazı insanlar gider... Ama yoklukları gitmez. Zaman geçer, hayat değişir, insanlar değişir.
          Fakat bazı isimler vardır ki kalbin en sessiz köşesinde yaşamaya devam eder. Unutmak istemekle unutabilmek aynı şey değildir. Bazen insan, olmayacağını bile bile sever. Ve en büyük yorgunluk; vazgeçemediğin birini, her gün biraz daha özlemektir

perizade

İsmini henüz rüzgarlardan duymadım,
          Yüzün, düşlerimde bile birer gölge...
          Ama ben seni hiç görmeden tanıdım,
          Adresini bilmediğim o gizli bölgede.
          Henüz değmedi gözlerin gözlerime,
          Sesin yankılanmadı boş odalarımda.
          Seni sakladım her gece dualarımda.
          Bir hayalden mi ibaretsin, yoksa gerçek mi?
          Hangi sokakta yürür, hangi göğe bakarsın?
          Bu bekleyiş elbet bir gün çiçeklenecek mi?
          Biliyorum, bir sabah ruhuma akarsın.
          Hoş geldin şimdiden, ey kalbimin efendisi,
          Varlığın henüz bir sır, yokluğunsa heves.
          Sen, ruhumun duyduğu en uzak aşk sesi,
          Hoş geldin ömrüme, ey beklenen nefes...

perizade

Sesim rüzgara karışıyor, sana varmıyor,
          Yanı başındayım ama gözlerin beni görmüyor.
          İçimde kocaman bir boşluk, her gün büyüyen,
          Varlığım, senin yokluğunda eriyip gidiyor.
          Bir aynayım sanki, içinden geçip gittiğin,
          Hiç iz bırakmadığım, hiç fark etmediğin.
          Karşılıksız bir sevda bu, tek kişilik bir savaş,
          Umut dersen; imkansızlığın kıyısında beklediğim.
          Hissedilmemek en ağır yüküymüş kalbin,
          Hangi cümleyi kursam, hep yarım kalıyor sesin.
          Ben senin dünyanda bir gölge bile değilken,
          Sen benim her nefesimde, her zerremdeydin

perizade

Bir umut kırıntısıydı cebimde sakladığım,
          Avuçlarımda büyüttüm, imkansıza bağladım.
          Ben seninle kurduğum hayallerde yaşarken,
          Kendi yarattığım o koca boşlukta ağladım.
          Adın dilimde bir dua, yüreğimde derin bir sızı,
          Bizim masalımız yazılmamış, silinmiş en başı.
          Gözlerinde gördüğüm o uzak sahil kasabası,
          Hiç gitmediğim, gidemeyeceğim bir yol hikayesi.
          Hayal kırıklığı dedikleri, cam kırığıymış meğer,
          Bastıkça kanatan, sustukça içe çöken bir keder.
          Sen orada nefes alırken benden bihaber,
          Benim sevdam, vuslatı olmayan bir mahşer.
          Yıldızlara anlattım, onlar bile sustu halime,
          İmkansızlık bir mühür gibi vuruldu dilime.
          Artık ne bir bekleyiş ne de bir sitem var;
          Evet istediğin oldu imkansızım
          Seni, seni bulamadığım o ıssızlıkta bıraktım.

perizade

Ben senin kıyında bir kum tanesiydim,
          Sen ise uçsuz buçaksız, hırçın bir deniz.
          Her dalganda sana biraz daha eklenirdim,
          Oysa sen, beni her defasında eksilttin sessiz.
          
          Kurduğum hayallerin çatısı çöktü üstüme,
          Ben bir saray sanmıştım oysa bakışlarını.
          Gönlümü sermiştim, bir ömürlük eşiğine,
          Görmedin içimdeki o sessiz kışlarını.
          
          Bir karşılığı yokmuş kalbimdeki bu yangının,
          Dumanı bile tütmüyor senin pencerende.
          Meğer ben, bir serabı vatan sanmışım,
          Kaybolmuşum senin hiç var olmayan izinde.
          
          Şimdi bir hayal kırıklığıyım, boynu bükük,
          Ellerimde kalan, sadece bomboş bir niyet.
          Sevmek benim için bir ömürlük yük,
          Senin içinse sadece, küçük bir eziyet.
          
          Artık ne bekleyişin tadı var, ne de sitemin,
          Kendi içime kapandım, kapıları vurdum.
          Yıkıldı o en güvendiğim, o en sağlam yemin,
          Ben seni sevmekten değil,
          Sadece beklemekten yoruldum.
          
          

perizade

Henüz yazılmamış bir kitabın ilk cümlesi gibi,
          Bütün hikâyeyi seninle başlatmak istiyorum.
          Geçmişin tozunu bir gülüşünle silip,
          Sadece sana çıkan yollarda yürümek niyetim.
          Söylesene; ilk durağım olur musun?
          Gözlerimi açtığımda gördüğüm o ilk ışık,
          Eksik kalan yanımı tamamlayan o tek varlık...
          Ve hayatın tüm gürültüsü dindiğinde,
          Dünya sustuğunda ve renkler çekildiğinde;
          Yorgun başımı yaslayacağım o son omuz,
          Varmak istediğim o en son menzil olur musun?
          Seni "evvelim" diye sevip,
          Seni "ahirim" diye saklamak istiyorum.
          Zamanın ötesinde, her şeyin ötesinde;
          Benim ilk ve sonum olur musun?

perizade

Dört yanım gurbet sanki, her yer yabancı,
          İçimde dinmek bilmez o ince, sinsi sancı.
          Dursun zaman, geçmesin artık o acı;
          Özledim gülen yüzünü, bahar bahçem gibi.
          Uzaklara daldığında sakladığın o gizli kederi,
          Ruhuma dokunan, silinmez o derin izleri,
          Kalbimde yankılanan o sessiz sözleri;
          Özledim o mahsun bakışını, sanki bir veda gibi.
          Hangi aynaya baksam sen çıkıyorsun karşıma,
          Gökyüzü dar geliyor artık bu yalnız başıma.
          Hasretini katık ettim her gün gözyaşıma;
          Özledim o güzel gözlerini, dünyadaki cennet gibi.
          Aklımda sadece senin hayalin, dilimde adın,
          Hiç geçmedi gönlümden o eşsiz tadın.
          Sen benim en bitmez, en derin feryadım;
          Özledim seni, her zerremde ilk günkü gibi.

perizade

Dünya telaşla dönerken kendi ekseninde,
          Zamanın durduğu o tek yerin adındayım.
          Binlerce yüz geçse de ruhumun önünden,
          Sadece senin gözlerin var aklımda.
          Unuttum hangi mevsimde dökülür yapraklar,
          Hangi sokak nereye çıkar, artık yabancıyım.
          Hafızamın en kuytu, en korunaklı köşesinde,
          Sadece senin gözlerin var aklımda.
          Yıldızlar sönse de geceyi dert etmem hiç,
          Işığımı o mahzun bakışlardan alırım.
          Kime baksam, neye dokunsam hep aynı sızı;
          Sadece senin gözlerin var aklımda.
          Mürekkebi kurumuş mektuplar gibiyim sensiz,
          Yarım kalan her hikayenin son satırındayım.
          Gözlerimi kapattığım an başlayan o sonsuzlukta,
          Sadece senin gözlerin var aklımda.