polikistik

yanlışlarım var evet, bazen sorumsuz bazen de dengesiz bir ruh halindeyim. beni sakinleştiren dudakların hafif çatlamış ve kalbinin aşk acısı ile sıkışması ikimizin de birbirimize verdiği zararlardı. pencerenin kenarında yağmurun hafif yağması ile beraber etrafa saçılan huzurlu toprak kokusu. sigara dumanı yavaşça havaya karıştı, sana baktım sakin ve huzurlu gözüküyordun. aşık olduğum adam yanımda duruyor kalbinin sıkışmasına rağmen yanımdaydı.

vinctus

ilkbaharın ılımlı günleri, çiçeklerin açması ile beraber baharın gelmesini müjdeleyen kıpır kıpır yerinde durmayan kelebekler, balkonum öğle ışığı ile aydınlanıyor, parmaklarına yakışmayan ince izmarit tutuşuyordu, yanına biraz kaydım ve kahve gözlerinin uzaklara yarım bırakılan o aşkla hüzünlenmesine bakıyordum. sevgilim seni kıran o aşk gerçek aşktı ve inan bana biz birbirimize zarar verdiğimiz kadar kimseye zarar vermedik.

vinctus

ve bu yüzden paylaştığımız her an, sevincin değil, yıkımın bir hatırası olarak işlendi tenimize; biz birbirimizi sevmekten ziyade, aynı ateşte yanan iki farklı sürgün gibi birbirimizi tükettik. Öyle bir düğümdü ki bu, ne çözülmeye izin verdi ne de kopmaya; her hamlemizde uçurum biraz daha derinleşti, her bakışımızda bıraktığımız iz biraz daha kanadı. İtiraf etmeliyim ki, bizi birbirimizden kurtaracak olan şey mesafe değil, bu aşkın kendi enkazı altında en sonunda huzuru bulmamızdı, çünkü biz, ancak birbirimizi tamamen bitirdiğimiz gün özgür kalabilirdik.
Reply

polikistik

yanlışlarım var evet, bazen sorumsuz bazen de dengesiz bir ruh halindeyim. beni sakinleştiren dudakların hafif çatlamış ve kalbinin aşk acısı ile sıkışması ikimizin de birbirimize verdiği zararlardı. pencerenin kenarında yağmurun hafif yağması ile beraber etrafa saçılan huzurlu toprak kokusu. sigara dumanı yavaşça havaya karıştı, sana baktım sakin ve huzurlu gözüküyordun. aşık olduğum adam yanımda duruyor kalbinin sıkışmasına rağmen yanımdaydı.