prongs_so

“Herkes bu Mert konusunda biraz endişeli geliyor bana.”
          	
          	“Herkes dönüp kendi işine baksın.” 
          	
          	Arya bu cümleyi kurarken en çok Efe’yi hedef almış gibiydi. Çünkü bir noktada abisi ve en yakın arkadaşı bu endişe konusunda haklı bir yerde durabiliyorken Efe dış kapının dış mandalı kalıyordu. 
          	
          	Bu yüzden hissettiği bu dışlanmışlıkla o da kendi bıçaklarını çekti. 
          	
          	“Evren için endişeleniyorum.” dedi, sonuçta aynı şeyi Evren sorguladığında ona da söylemişti. 
          	
          	Arya duyduğu bu cümleye sahte bir gülümseme ile karşılık verdi. “Merak etme Mert, Evren için bir tehdit değil.” 
          	
          	Bu iki arkadaşın cümleleri Efe’nin zihninde hiç düşünmediği ihtimalleri canlandırıyordu. 
          	
          	“Senin için?” Diye sordu kendini tutamayarak. 
          	
          	Arya da artık Efe’ye bakmak yerine camdan dışarı bakıyordu. 
          	
          	Kızın cevap vermeyeceğini anlayan Efe soruyu bir kez daha, daha net bir şekilde sordu. “Senin için bir tehdit mi?”
          	
          	Arya’nın kahkahası arabada duyuldu, ama bu Efe’nin de gülmesini sağlayan bir gülüş değildi. Bu az önce Evren’in Mert’le ilgili söylediğinden sonra attığı tarzda bir gülüştü. Yoldan ayırdığı gözlerini bıçaklar fırlatırcasına Efe’ye çevirdi ve Efe o bıçaklardan kaçamadı. 
          	
          	“40 yıl düşünsem senin bana abilik taslayacağını düşünmezdim Kenan Efe.”
          	
          	Abilik. 
          	
          	Efe daha önce bir kelimenin ağzında hiç böyle acı bir tat bırakacağını tahmin etmemişti. 
          	
          	“Öyle değil.” dedi çünkü başka diyebileceği bir şey yoktu. Kendini hiçbir zaman Arya’nın abisi gibi görmemişti.
          	
          	Onun için Arya… sinir bozucu kardeşinin sinir bozucu arkadaşıydı. Ya da en yakın arkadaşının küçük kız kardeşi. Onun dışında kendi gözünde Arya’yı kız kardeşi yerine koyduğu bir nokta hiç olmamıştı. 
          	
          	“Merak etme.” diye devam etti Arya. “Evren’in başına Evren’den başka kimse bela olamaz ona da ben engel olurum zaten.” 
          	
          	Efe yüzünü buruşturdu, Arya şimdi de onu Evren’in başına dert açmakla suçluyordu. İlla ikisinden birini mi seçmesi gerekiyordu?
          	
          	24.Bölüm: Güvendiğimiz Dağlar ve Parçlanan Tuğlalar, 10 Haziran Çarşamba yayında 

kitapyorumcunuz1

@prongs_so NE DEMEK 10 HAZİRAN :((((
Reply

prongs_so

“Herkes bu Mert konusunda biraz endişeli geliyor bana.”
          
          “Herkes dönüp kendi işine baksın.” 
          
          Arya bu cümleyi kurarken en çok Efe’yi hedef almış gibiydi. Çünkü bir noktada abisi ve en yakın arkadaşı bu endişe konusunda haklı bir yerde durabiliyorken Efe dış kapının dış mandalı kalıyordu. 
          
          Bu yüzden hissettiği bu dışlanmışlıkla o da kendi bıçaklarını çekti. 
          
          “Evren için endişeleniyorum.” dedi, sonuçta aynı şeyi Evren sorguladığında ona da söylemişti. 
          
          Arya duyduğu bu cümleye sahte bir gülümseme ile karşılık verdi. “Merak etme Mert, Evren için bir tehdit değil.” 
          
          Bu iki arkadaşın cümleleri Efe’nin zihninde hiç düşünmediği ihtimalleri canlandırıyordu. 
          
          “Senin için?” Diye sordu kendini tutamayarak. 
          
          Arya da artık Efe’ye bakmak yerine camdan dışarı bakıyordu. 
          
          Kızın cevap vermeyeceğini anlayan Efe soruyu bir kez daha, daha net bir şekilde sordu. “Senin için bir tehdit mi?”
          
          Arya’nın kahkahası arabada duyuldu, ama bu Efe’nin de gülmesini sağlayan bir gülüş değildi. Bu az önce Evren’in Mert’le ilgili söylediğinden sonra attığı tarzda bir gülüştü. Yoldan ayırdığı gözlerini bıçaklar fırlatırcasına Efe’ye çevirdi ve Efe o bıçaklardan kaçamadı. 
          
          “40 yıl düşünsem senin bana abilik taslayacağını düşünmezdim Kenan Efe.”
          
          Abilik. 
          
          Efe daha önce bir kelimenin ağzında hiç böyle acı bir tat bırakacağını tahmin etmemişti. 
          
          “Öyle değil.” dedi çünkü başka diyebileceği bir şey yoktu. Kendini hiçbir zaman Arya’nın abisi gibi görmemişti.
          
          Onun için Arya… sinir bozucu kardeşinin sinir bozucu arkadaşıydı. Ya da en yakın arkadaşının küçük kız kardeşi. Onun dışında kendi gözünde Arya’yı kız kardeşi yerine koyduğu bir nokta hiç olmamıştı. 
          
          “Merak etme.” diye devam etti Arya. “Evren’in başına Evren’den başka kimse bela olamaz ona da ben engel olurum zaten.” 
          
          Efe yüzünü buruşturdu, Arya şimdi de onu Evren’in başına dert açmakla suçluyordu. İlla ikisinden birini mi seçmesi gerekiyordu?
          
          24.Bölüm: Güvendiğimiz Dağlar ve Parçlanan Tuğlalar, 10 Haziran Çarşamba yayında 

kitapyorumcunuz1

@prongs_so NE DEMEK 10 HAZİRAN :((((
Reply

queenndaisyy

inanamıyorum gerçekten yazlık kitap buldum ay o kadar iyi hissettirdi ki BGH de dram var mı acaba yazarcım 

queenndaisyy

@ prongs_so  çookkk teşekkür ederim 
Reply

prongs_so

@queenndaisyy Direkt olarak dram kitabı diyemem ama bazı bölümler de fazlaca var ❤️
Reply

prongs_so

20.Bölümün altına yazdığım notta bir yanlış anlaşılma olmuş galiba arkadaşlar şimdi ara vermiyorum. İlerleyen bölümlerde ara vereceğim ama ne zaman olduğunu ne kadar olduğunu şimdi söyleyemiyorum ama daha var yani o konuda rahat olabilirsiniz ❤️

prongs_so

70’e kadar varmaz gibi düşünüyorum ❤️
Reply

kitapyorumcunuz1

@prongs_so Peki yazarcım BGH gibi 70’li bölümleri görür müyüz yoksa daha mı kısa bir kitap olur? 
Reply